Güçlü Devlet; Güvenli Toplum/Mesut ÖZTÜRK

Daha huzurlu ve mutlu bir toplum için devletin topluma zarar veren vatandaşlarından güçlü olması gerekir. Peki devlet nedir? Devlet; toplumu bir arada tutan, insanların üzerinde bir çatı görevi yapan ve her ferdinin haklarını gereğince koruyan kurumdur. Bu kurumun organları polisler, askerler, mahkemeler vb.dır.

Peki bu kurumların güçlü olması neye bağlıdır?

Bu kurumların güçlü olması ilk olarak yasalara bağlıdır. Yasalar ve devlet belindeki silahı gerekli koşullarda kullanabilen polisler oluşturursa vatandaş kendini korumak için silah edinme ihtiyacı hissetmez.

Yasalar suçluya mağdur insanların vicdanını rahatlatacak cezaları verirse, vatandaşlar kendi başlarına hak aramaktan vazgeçer ve bir mağduriyetleri söz konusu olduğunda devlete başvururlar. Ve yine böyle cezalar caydırıcı olacağından toplumdaki bireyler bu suçları işlemeyi göze alamayacaklardır.

Kırmızı ışıkta geçmenin cezası altındaki arabanın fiyatı kadar olan bir vatandaş bu kuralı asla ihlal etmeyecektir.

Vergi kaçırmanın cezası tüm işletmenin şahsın elinden alınması olursa kimse kolayına vergi kaçırmaya cesaret edemeyecektir. Ya da daha uç bir açıyla bakacak olursak meseleye.

Sokakta hiçbir suçu olmadığı halde bir vatandaşı bazı kimseler dövüyorsa bu kimseler iyi bir sopa yemeli ki polisten, vatandaş demeli ki “işte buldu cezasını” ve gönül rahatlığıyla meseleyi kendi içinde kapatabilmeli.Aksi halde kendi intikamını kendi almaya kalkar bu sefer dayak yediklerinden farklı kalmamış olur bir ölçüde.

Ve yine o bazı kimseler cezalarını böyle çekmeli ki dayak yemenin ne olduğunu anlamalılar ve ondan öte attıkları dayağın iki katını polisten yemeliler ki bu tip bir davranışa tekrar yeltenmemeliler.

Açık söylüyorum şahsi kanaatim odur ki; devlet toplumdaki zalim vatandaşlarına onların olduğundan iki katı zalim olmalı ki insanlar hak arayacakları yer olarak devletlerini görsünler. Zalimler de yaptıklarının cezasını bulup devletten korksunlar.

Okullarda dayak yasaklandı. Evet, dayakla eğitim de olmaz zaten doğru. Ama arkadaşının burnunu sırf kızdığı için dağıtan çocuğun sadece ifadesi alınıyor ve bir daha olursa okuldan atılırsın deniliyor.

Böyle bir şeyi iki defa yaşayan çocuk bir şey olmadığını görüp yarın mezun olduğunda az önce söylediğimiz davranışları sergiliyor. Diğer arkadaşı da ondan korkup okula zar zor geliyor.

Sonuçta ne oluyor kim kazanıyor? Sizce o topluma zararlı hale gelen fert hocalarında o anda birkaç fiske yemiş olsaydı yine aynı tavırları sergileyen bir insan olarak mı toplumda bulunacaktı?

Ben asla dayağı savunan bir insan değilim ve çözüm olmasında da nefret ederim. Ancak savunduğum ve olması gerektiğine inandığım durum şudur:

Devletin görevlileri ve kurumları bu yönüyle vatandaşından güçlü olmalıdır ve caydırıcı bir unsur olmalıdır ki; toplumdaki masum vatandaşlar devletin gücünü görüp hak aramanın peşine düşmesin hakkını devletinin alacağına güveni tam olsun.

Ve zalim insan da bilsin ki devlet güçlüdür yaptığım zulmün hesabını mutlaka soracaktır.

Elbette devletin kurumlarının elde ettikleri bu gücü kullanmada çok hassas olması gerekir. Vatandaşa gereksiz yere el kaldıran polis zalimler üstü zalim öğrencisine bilerek haksız yere vuran öğretmen de zalimler üstü zalimdir. Ve oluşacak bu sistem içinde onların da tespiti ve cezalandırılması sistemin kendi çürüklerini temizlemesi de yine güçlü devlete düşen görevdir.

Ancak inanın bu görevini kötüye kullananların sayısı toplumda oluşan otorite boşluğundan daha az bir zarar verir ve tespit edilip müdahale edilmesi de daha kolaydır.

Ben yasalarımızın, zalimden mazlumun hakkını alıp mazlumu hak aramak zorunda bırakmayacak seviyeye geleceğine ve dolayısıyla zalimlerin de yasalardan çekinip suç işlemeyecek duruma geleceğine yürekten inanıyorum.

Yaptığım fikirlerimi ortaya koyup milletime ve devletime faydalı olmaya çalışmaktır. Bu yazıyı yetkili birinin okuyup değerlendirmesi elbette benim için fazlasıyla sevindirici olur. Ancak dediğim gibi bunlar benim fikirlerim. Ne kadar doğru ve dikkate değer olduğuna bu işin ehli olan insanlar karar verecektir.

Daha güçlü bir Türkiye ve daha güvenli bir toplum yapısının olacağı; daha açık bir ifadeyle gecenin bir vaktinde bu ülkenin herhangi bir şehrinde herhangi bir saatte rahatlıkla başıma bir şey gelmeyeceğine güvenerek gezeceğim günlerin geleceğine inanıyorum.

Çünkü bu toplum yüzyıllarca dünyaya adaletin ne demek olduğunu öğretmiş insanlardan oluşmaktadır. Daha güzel bir hayatın yaşandığı bir ülke olmamız dileğiyle...

Mesut ÖZTÜRK (Kasva)


Yazımızın Devamını Okumak ve Yorum Yapmak İçin Tıklayın...

' Sabahul Xeyr ' - Tevfik Paksoy [Altyazılı]


SABAHUL XEYR - Tevfik PAKSOY/ SEMERKAND TV [Sözleri]:

İyi sabahlar Sultanım! Tatlı şahıma hayranım;
Sensin ruhum, hayallerim, kurbandır sana bu canım...

Sübhanallah; ne güzel bir zatsın, ne hoşsun, ne tatlısın;
Şeker ve bal kıskanır seni, inan ki ruhum ve hayatımsın...

Canımın rahatı, iyi sabahlar şahım, hayatım;
Gel ey göz aydınlığım, boyuna, nuruna bakayım...

İyi sabahlar elde cam kadehle gezenim;
Sarhoş gezen meyperestim, gayem ve isteğim sensin...

Göklere de yükseltilsem, tüm isteğime yetersin;
Senden bir şey istemem, yeter arası kaşlarının...

Yay kaşlarına bağlandım, iyi sabahlar şahım!
Gel ey göz aydınlığım boyuna nuruna bakayım...

SÖZ: Mele Cizrevi (Melayé Ciziri)
YORUMCU: Tevfik Paksoy
YAYIN: Semerkand TV


Yazımızın Devamını Okumak ve Yorum Yapmak İçin Tıklayın...

Bir Dizi İz [ Klip ] - Sagopa Kajmer / Kolera



"Bir Dizi İz", Sagopa Kajmer ve Kolera'nın 2010 albümü 'Bendeki Sen'in ilk klibidir.

"Bir Dizi İz - Sagopa Kajmer / Kolera" Sözleri:

Sagopa Kajmer
Bak bu izler kalıcı,bıçaklar vardı sineme.
Dayanır canım acılara,söylemeyin anneme.
Hislerimdir gizlerim,yalnızken onları izlerim.
Hepsi birini canlandırır Ben öldürürüm.
Hislerime bakmayı Kitleler.com sürdürürüm,
Kendimi hatalarıma güldürürüm,
Umutsuzluk cerrahını söndürürüm,
Dehh Düldülüm yolun açık olsun,yolun öt bülbülüm.…

Yıllarımı paylaşan derince izler,beni izler.
Onları bir görseydiler,solardı benizler.
Ağlamaktan susuz kalırdı denizler.
Eskideki ahmaklıklarım,geleceğimi temizler…
Çorbamın tuz biberi şaşkın,kaşıktan habersiz,
Bak bir aşık gömülür kefensiz.
Ölümden hızlı kaçar zamansız sabırsız
Kimse değil ölümsüz herkez izli kimse değil izsiz herkez ıssız
Nakarat

Yaralara bak , bu Birinin Değil birilerinin ..!
İzi Kalır birinin , O Geçmeden İzi Kalır Ötekinin ..!
Hepimizin İzi , Kitleler.com bir Dizi...

Kolera
Sahte kahkahaların ortasında kalmışam
Soğuk Tiplerden neze kapmışam
Bende onlar kadar kaypak olmuşam
Sen konuş ben susam
Söyledıklerım büyük ahmak ama,
Boyu bir tutam
Çift taraflı testere kestikçe artar debdebe
Düzlük oluyor engebe
Sen karışma dengeme
Bir gün izlerim geçer deme izlerin izler seni
Her gün her sene yeni izler bırakırsın yine
İzlerin başlayıp gözlerinde sonlanıyor,ateş
Bilsen ne nusubetlerim var ne nasihatlarım ne görmüşlüklerim var ne görmemişliğim
Kimin için sade sesin bi kısar bir açarlar
Değerime paha biçerler bir biçer bir döverler
Bir İzi böyle Gömerler Düşün ne yapar gömerler
Bizde yaptık böyle bebekler
Boş iş boş Kitleler.com şeyler
bişeyler bişeyler…

Yazımızın Devamını Okumak ve Yorum Yapmak İçin Tıklayın...

Mavi Marmara'nın Filmi Çekilsin ! - M.Mazhar

Cismani büyüklüğü ile tanınıp, buz dağına çarpması sonucu sulara gömülen Titanic’e gösterilen muamelenin aynısını; vicdani büyüklüğü ile tanınıp, buz gibi bir kalbe çarpıp, sulara gömülmemek için bedel ödeyen Mavi Marmara için beklemem bir haktır sanırım.

İnsani bir amacın olmadığı Titanic, bu haliyle milyonları ekrana kilitlediyse, 32 milletten gönül erinin bulunduğu bu “İnsanlık Gemisi”nin filminin çekilmesi gündeme gelemez mi?

İsrail'e karşı meyve bıçağı, İngiliz Anahtarı, sopa ve tornavidadan başka kullanılabilecek suç aleti (!) bulundurmayan bu gemiye, onlarca savaş gemisinin, helikopterlerin ve M16’lı askerlerin saldırması, aksiyon olarak yetmez mi?

Utançlarını, ‘Utanç Duvarı’ ile çevreleyenlere inat, Gazze’ye insani yardım taşırken saldırıya uğrayıp; canlara kıyanlar tarafından hücrelere hapsedilip, balta ve sopalı savunmalarıyla, suçlu duruma düşürülmek, komedi olarak yetmez mi?

Filistin'de yaşanan trajediyi ele alan Kanarya Filmi'ni izleyen 6 yaşındaki Yusuf'un Gazze’ye yolladığı Kanarya'sı ile saldırıdan sonra ebeveynlerinden ayrı tutulan 1,5 yaşındaki Türker bebeğin bulunduğu gemide, 9 barış elçisinin katledilmesi, dram olarak yetmez mi?

Ele geçirilmiş İsrail askerlerine su verip, İsrail birliğine iadesini yapan barış elçisinin, İsrail tarafından kurşunlara hedef yapılıp, katledilmesi trajedi olarak yetmez mi?

İsrail korsanlarınca şehit edilen Tekvandocu Çetin Ağabey’in hanımı Çiğdem Abla’nın, bir yandan eşine gözyaşı dökerken, bir yandan da yaralılara yardım etmesi, insani bir sevdanın ötesinde, “aşk” olarak yetmez mi?

Bir filme konu olacak bütün türleri güvertesinde barındıran Mavi Marmara, zalimin ve zulmünün unutulmaması adına, Titanic gibi sayfalara, notalara dökülmeli ve beyazperdeye aktarılmalıdır.

Eğer Mavi Marmara, İsrail’in zulüm dolu tarihinde, unutulmuşlardan olursa, tıpkı Titanic gibi, derin bir deryada sadece enkazı aranır!

Muhammet Mazhar Demir

Tavsiye Yazı: İsrail Neden Gargat Ağacı Dikiyor?

Facebook'ta Paylaş


Yazımızın Devamını Okumak ve Yorum Yapmak İçin Tıklayın...

Grup Dergâh: " Allah Görelim Neyler... "

Semerkand TV'den, hoş bir yayın...


Yazımızın Devamını Okumak ve Yorum Yapmak İçin Tıklayın...

Kılıçdaroğlu | Genel Ev ve PKK Bağı [ Belgeli ]

CHP'nin Alman Ebert Vakfı'ndan para aldığını belgeleriyle ortaya koyan Talip Doğan Karlıbel, Kemal Kılıçdaroğlu ve CHP PM üyesi Ali Kılıç; Almanya'da PKK'lılarla görüştüğünü ve daha sonra da genelev işlevi gören saunadan çıkarken polis kontrolüne takıldığını iddia ediyor.

İşte CHP G.Bşk Kemal Kılıçdaroğlu'nun PKK bağı ile ilgili resmi belgeler ve Karlıbel'in açıklamaları:




İşte CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile PKK’lı Mustafa Günel arasında geçen telefon konuşması (Resmi Belgeler Alttadır):

Kayıt Saati : 07.15

Kayıtta adı geçen kişiler ZP 1 MUSTAFA GÜNEL ZP 2 KEMAL KILIÇDAROĞLU

ZP. 1 : Kemal abi hoş geldiniz Frankfurtta.

ZP. 2 : Mustafacım nasılsın sesini duyduğuma memnun oldum ne var ne yok İbrahim de gel dimi. ?

ZP. 1 : Yok o öğleden sonra gelecek saat 14.00 de doğru burada olur. Abi nerde buluşalım seninle bu gün. ? Ali abi de yanındamı. ?

ZP. 2 : Evet o da herhalde kalkmıştır. Sabah mahkemeye gideceğiz sizde isterseniz oraya gelin oradan birlikte beni gezdirirsiniz Frankfurtta.

ZP. 1 : Tama abi ben Tren İstasyonun da ki City Otel deyim bir kahvaltı yapayım ben de direkt adliyeye gelirim İbrahimin cep telefonu kapalı her halde kendisi daha yoldadır. Açılır açılmaz ona da söylerim, o da direkt adliyeye gelsin.

ZP. 2 : Tamam ben de bir duş alayım kahvaltımı yapıp hemen çıkmamız lazım mahkemede basın mensupları olacak, onlarla bir araya gelip müşterek duruşma salonuna gireceğiz.

ZP. 1 : Tamam Kemal abi görüşürüz.

ZP. 2 : Tamam Mustafa kendine iyi bak , Görüşmek üzere.

KONUŞMANIN RESMİ BELGESİ İÇİN TIKLAYIN...

Belgeler istihbarat.wordpress.com'a aittir. Kitleler.com bu iddialar karşısında Kılıçdaroğluna'da söz hakkı verecektir.

Yazımızın Devamını Okumak ve Yorum Yapmak İçin Tıklayın...

Güce M.E.B Müdürü Ahmet Demir Veda Etti

Giresun Güce İlçe Milli Eğitim Müdürü Ahmet Demir, Güce ilçesine veda etti.İlçe Milli Eğitim Müdürü Ahmet Demir’in Sinop Türkeli İlçe Milli Eğitim Müdürü olarak atanması sebebiyle Güce İlçesinde veda yemeği düzenlendi...


Güce Zübeyde Hanım Yatılı Bölge Okulunda verilen yemeğe İlçe Kaymakamı Ahmet Türköz, İlçe Emniyet Amiri Refik Mırık, İlçe Müftüsü İdris Başkıran, İl Genel Meclisi Üyesi Ahmet Usta, Espiye İlçe Milli Eğitim Müdürü İsmail Çelik, Okul Müdürleri, daire amirleri, öğretmenler ve adını sayamadığımız bir çok davetli katıldı.


Yemekte açılış konuşmasını İlçe Şube Müdürü Osman İskender yaptı. İskender, yaptığı konuşmasında Milli Eğitim camiasının çok değerli bir mensubunun İlçemizden ayrılıyor olmasına üzüldüklerini fakat Sinop Türkeli İlçe Milli Eğitim Müdürü olarak yeni yerinde göreve başlayacak olmasının sevindirici olduğunu belirterek Ahmet Demir’e bu güne kadar İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü görevinde gösterdiği başarılı çalışmalarından dolayı teşekkür etti ve bundan sonraki yeni görevinde başarılar diledi.

İlçe Kaymakamı Ahmet Türköz de yaptığı konuşmasında; “İlçe Milli Eğitim Müdürü Ahmet Demir’in aramızdan ayrılacak olması bizleri üzmektedir. Kendisi bu güne kadar İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü görevini en iyi şekilde yerine getirmiş, başarılı çalışmalarıyla herkesin takdirini kazanmıştır. Yeni görev yerinde kendisine başarılar diliyor ve bu atamanın hayırlı uğurlu olmasını diliyorum.” dedi.

Daha sonra İlçe Kaymakamı Ahmet Türköz, İlçe Milli Eğitim Müdürü Ahmet Demir’e görevinde bu güne kadar gösterdiği başarılı çalışmalarından dolayı Takdir Belgesi verdi.

Ahmet Demir plaket ve hediyelerin verilmesinden sonra yaptığı konuşmasında “Böyle güzel bir geceyi organize eden başta İlçe Kaymakamım Ahmet Türköz olmak üzere mesai arkadaşlarıma, davetimizi kırmayarak bu geceye gelerek beni yalnız bırakmayarak onurlandıran herkese ve mazeretleri sebebiyle aramıza gelemeyenlere de çok teşekkür ediyorum.Güce’den ve sizlerden ayrılmak beni üzüyor. Sizlerle acısıyla tatlısıyla, iyisiyle kötüsüyle bir çok günümüz geçti. Benim size hakkım geçtiyse hepsi helal olsun. Sizler de bana haklarınızı helel edin” dedi.

Ahmet Demir’in bu konuşmayı yaptığı sırada duygulandığı görüldü. Ahmet Demir daha sonra herkesle tek tek vedalaştı. Vedalaşma anlarında çok duygusal sahneler yaşandı. Yemek karşılıklı sohbet ve vedalarla son buldu. (Güce Haber)


Yazımızın Devamını Okumak ve Yorum Yapmak İçin Tıklayın...

Bebek Taburu 1.Bölüm İzle & BT Nedir?

"Tanrı Yanılgısı’nı Kim Yazdı?"



Bebek Taburu Nedir?

BT yani Bebek Taburu yetişkinler için hazırlanan bir animasyon durum komedisidir ve yayın hayatına “Tanrı Yanılgısı’nı Kim Yazdı?” isimli bölümüyle 26 Mart 2010’da başlamıştır. 2010 yılı bitmeden "Baby Troops" markasıyla tüm dünyaya ulaşmayı hedeflemektedir.

Olaylar bebeklerin eğitim ve öğretim gördüğü kurgusal bir birlik olan Bebek Taburu merkezde olmak üzere dünyadaki herhangi bir yerde geçebilir. Dünyadaki herhangi bir ülkenin devlet başkanı ya da tanınmış simaları konuk karakter olarak görev yapabilir.

Bölümlerdeki tüm kişiler ve olaylar (gerçek kişileri temel alan karakterler de dâhil olmak üzere) tamamen hayal ürünüdür.(BebekTaburu.com)

Yazımızın Devamını Okumak ve Yorum Yapmak İçin Tıklayın...