Çizilmiş yolların, yürünmemişliğini düşünerek senin yerine her yol üstüne bir gelecek kurdum. Sen yürüyeceksin bu yolu, ben şefkatle dokunacağım hep yüreğine. Öyle özlüyorum ki görmediğim yüzünü, hiç duymadığım kokunu...
Ama bana hiç yabancı değilsin. Hatta benden olan en yakınımsın.
Sana ait çoklu cümleler, çoklu paragraflar yazmak istiyorum. Ben yazsam da sen şimdiden okuyor ve beni duyuyorsun bunu hissediyorum. Seni seviyorum...
Canımda cansın. Canına canım...Meğer bu duygu yeryüzünde eşi benzeri olmayan, paylaşılmayan ve terk edilemeyen bir duyguymuş. Anne olmak !
Sabırsızlanıyorum zamana yenik düşerek. Minik ellerini okşamak, kokunu içime çekmek istiyorum. Saçını okşarken, dalıp gideceğim düşlere sabırsızlanıyorum. Seni bekliyorum. Kendim olmak bir şey ifade etmiyor artık. Sen demek kendim demek oldu şimdiden bana.
Sorsalar sen kimsin diye, bilmem gözlerimi açmadım dünyaya henüz derim. Sana masallar sıraladım, ninniler ezberledim...
Bin bir çeşit mama öğrendim. Aslında yavrum, ben "Anne" olmayı öğrendim. Şimdiden sakladım seni kötülüklerin gölgesinin düşmediği bir sabaha. Güneşin yüzünü ayırdım, aydınlıklarda kalasın diye. Tertemiz suları akıttım nehirlerden sana.
Bir köprü kurdum üzerine, sevgi dolu kalpler geçsin sadece diye. Kelebeklere, kuşlara anlattım seni. Ya çiçeklerim, seni anlatmasam su versem de büküyorlar boyunlarını.
Sen dünyamıza bekleniyorsun. Yerin ayırtılmış... Seni seviyorum bebeğim. Canımda cansın... Canına canım...
Kırık bir yana kadar uzağındayım Neduruyorsundönüp baksana bana Dikkatli bak gözlerinin içindeyim Bak ne haldeyim gittiğinden bu yana
Bir saate bir de resmine bakmak Acı pompalıyor damarlarıma içerden Lügatlarda bir senin adını saklamak Hasret estiriyor kıyılarımda yeniden
Kitaplarda hep hasretin altını çizdim Tüm çizgiler seni hatırlatsın diye bana Bir kar tanesi gibiydin, gökten indin Çatlamış ellerimle tuttum seni, yana yana
Gözlerim sabit, paslı parmaklıklarda Ömrüm bitik, küflü yıllıklarda Sen bana saplanmış haneçer gibisin Sen, sen kör bir mavzer gibisin
Ne gecenin karanlığı korkutuyor beni Ne de kesik bileklerimden akan kanlar Poyraza karılmış yağmurun altında Sensiz gözyaşlarımın tekliği ürkütüyor beni...
Atma beni ölümlere Atma beni zulümlere Götür beni gittigin yere
Sensiz ben nefes alamam Buralarda hiç duramam Tek başına yalnız yalamam Senin kokunu özlerim Hep yollarını gözlerim Götür beni gittiğin yere
Aşkındır beni yaşatan Beni hayata bağlayan
Atma beni ölümlere Atma beni zulümlere Götür beni gittigin yere
Sensiz ben nefes alamam Buralarda hiç duramam Tek başına yalnız yalamam Senin kokunu özlerim Hep yollarını gözlerim Götür beni gittiğin yere
ALBÜMDEKİ ESERLER: CD 1
1. Götür Beni Gittiğin Yere
CD 2
1. Yol Bitti Çoktan 2. Bizim Şarkımız 3. Biri Bana Gelsin 4. Aklım Sende Kalır 5. Bir Dua Gibi 6. Gül Ki 7. Sen Söyle Hayat 8. Kabul 9. Son Aşkım 10. Takvim 11. Doymadım Sana (Emel Sayın'la Düet) 12. Aldırma Gönül
Türk Tarih Kurumu eski Başkanı Prof.Dr.Yusuf Halaçoğlu, 2 yıl önce yaptığı, "Kürtlerin yüzde 30'u Türk kökenli" açıklamasına dayanak oluşturan Osmanlı tahrir belgelerini 6 ciltlik kitapta topladı.
"Anadolu'da Aşiretler, Cemaatler, Oymaklar" adını verdiği çalışmayı sanal aleme taşımak için kolları sıvayan Halaçoğlu, 60 bin TL masraf yaparak, server kurdu ve belgeleri internete aktardı.
Korsanlara karşı bir bilgisayar şirketiyle anlaşan Halaçoğlu, www.anadoluasiretleri.com adli siteden 1 TL karşılığında etnik köken belgesi sunacak.
www.anadoluasiretleri.com adli site üzerinden, kökenini merak edenlere hizmet verecek. 1 TL karşılığında girilecek sitenin, 2 milyon TL gelir elde etmesi bekleniyor.Haberturk
> İsrail Neden Gargat Ağacı Dikiyor?-M.Mazhar (TIKLAYIN)
> Domuz Gribi, Kaos Kılıflı, Yeşillik Oyunu mu?-M.Mazhar (TIKLAYIN)
> Yeter Kazık Yediğimiz; Şimdi Atmama Vakti! (TIKLAYIN)
Sevdiğim, saygı duyduğum insanlardan Prof.Dr.İbrahim Canan Beyefendi, 14. Ekim 2009'da trafik kazası sonucu Hakk'a yürüdü.
Şahsına duyduğum ilgi, babamdan Sahih-i Tirmizi ve Müslim adlarındaki hadis kaynaklarını istememde saklıdır. Bu kaynaklar ve Sahih-i Buhari, Sünen-i Ebu Davut, Sünen-i Nesei, Sünen-i İbni Mace adlı hadis kaynakları, İbrahim Canan Beyefendi tarafından Kütüb-i Sitte (6 Kitap) adlı eserde bir çatı altında toplanmıştı.
O günden beri "Hadis-i Şerif" denilse "İbrahim Canan Hoca"yı; "İbrahim Canan Hoca" denilse de "Hadis-i Şerifleri" hatırlarım. Bu durum, İbrahim Canan Hoca nezdinde ne hoş ve büyük bir şereftir. Allah mekanını cennet etsin inşaallah...
Sizden istediğim; tam şu anda, samimice bir Fatiha okumanızdır. Selametle...(M.Mazhar Demir)
>> Bediüzzaman Hz.lerini, Ankara Beyrut Palas Otelinden çıkarken, İbrahim Canan Hoca fotoğraflamıştı.(Tıklayın)
>> Prof.Dr.Osman Özsoy'un, İbrahim Canan Hoca hakkında yazdığı hatıra yazısı içinTıklayın
PROF.DR.İBRAHİM CANAN KİMDİR?
Canan, 1940 yılında Karaman'ın Ermenek ilçesi Küçükkarapınar köyünde doğdu. Canan, ilk öğrenimini Karaman Ermenek ve Konya'da tamamladı.
Kayseri ve Akşehir'de orta dereceli okullarda öğretmenlik yaptıktan sonra, 1972 yılında Atatürk Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi'nde öğretim üyesi oldu. Uzun yıllar Paris'te eğitim gören Prof. Dr. Canan'ın en önemli eserleri arasında hadis ilminin en temel kaynağı kabul edilen ''Kütüb-ü Sitte Muhtasarı Tercüme ve Şerhi'' bulunuyor.
Canan'ın makaleleri fakülte dergilerinin yanı sıra Diyanet, Hakses, İslam, İslam Medeniyeti, Zafer, Sur, İcmal, Kadın ve Aile, Altınoluk, Okul gibi dergilerde yayımlandı.
Canan, ''Resulullah'a Göre Okul ve Ailede Çocuk Terbiyesi'' adlı eseriyle 1979'da Türkiye Milli Kültür Vakfı Ödülü'nü aldı.
Akademik kariyerini hadis hocası olarak tamamlayan Prof. Dr. Canan, İlahiyat fakültelerinde öğrencilere hadis dersi verdi. (Habervaktim.Com)
SpringWidgets RSS Reader This widget is the staple of our platform. Read all your feeds right here with this one widget - Supported feeds are OPML, RSS, RDF, ATOM. Watch your favorite Podcast in the embedded Video Player on the Desktop or publish your own video playlist to your site for others to view!