Bir yaz günü akşamüstü… Güneş henüz batmıştı ve gökyüzünde ki güzelliğin bir parçası olan yıldızlar belirmeye başlamıştı. Çocuk sesleri de vardı alacakaranlık sokaklar içinde. Çocuklar gündüzün geceye geçişinde ki sükûneti tatlı bir sesle bozuyorlardı. Bu seslere eşlik eden bir ses yankılanmaya başladı gökyüzünde. Duyulunca mukaddes ezan-ı Muhammedi azalmaya başladı tek tek çocuk sesleri. Çünkü bu ses akşamın ve artık eve dönüş vaktinin bir habercisiydi. Hepsi gitti bir bir, sıcacık şefkat dolu yuvalarına.
Arkadaşlarım sevinerek giderlerdi evlerine. Çünkü onların şefkat dolu bir yuvaları, gittiklerinde tebessümle bekleyen anneleri vardı. Ben onlar gitmeye başlayınca hüzünlenirdim ve beni yalnız bırakmamaları için karanlığın bastırdığı o anda, ışık saçan masmavi gözlerimle arkalarından bakar ve gözlerimden damlayan yaşlarla adeta gitmeyin diye yalvarırdım. Ama onlar aldırmazlardı bana çünkü evlerin de huzur vardı. Bir zamanlar ben de yaşamıştım bu güzel duyguyu.
Herkes gidince, yollarda ve kaldırımlarda kimsecikler kalmayınca, zindan olurdu artık bu zifiri sokaklar bana. Ben yine her zaman ki yerimde ve o eski kapının önünde ki merdivenlerde yerimi alırdım.
Bu gece de diğer gecelerden farklı değildi. Yine merdivenler ve ben. Bazen görenler merak ediyor burada bu saatte ne yaptığımı ya da neyi beklediğimi. Üzülüyorlardı halime ne yaptığımı bilmeseler de. Vakit ilerledikçe sıkıntı içimi kemiriyordu. Bekliyorum ben yine onu, hayatım en kötü anında ki başrol oyuncusu olan babamı. Bazı geceler geç vakitlere kadar beklerdim onu bu kapının önünde. Korkardım yalnızlıktan ve giremezdim evime.
Rüzgârın uzun süre yüzüme çarpıp da tenimi kızarttığı gecelerde hayaller kurar ve düşünürdüm. Benim de ailem vardı bir zamanlar. Güzel ve sıcacık yuvanın içinde beni kanatları altına almış ve koruyup kollayan bir aile ve en güzel anların yaşandığı bir yuva. Daha sonra dağıldı bir anda, mahkûmiyet başladı merdiven taşlarına.
Düşünüyorum da aile kurmak bir imza ile başlar ve o imzayla devam eden beraberliğin hayat boyu güzel olması beklenir ama hayat acımasızdır ki bazı aileler çevresindekileri düşünmeden hareket eder ve sorumsuzca dağılır. Benim ailemde talihsizler arasıdaydılar ve beni hiç düşünmeden bu merdiven taşlarına mahkûm ettiler. Aslında ikisi de suçluydu ne yaptıklarını bilmeseler de. Keşke biri öfkeliyken diğeri birazcık susaydı ve azıcık alttan alsaydı, belki de ben şuanda ailemle sıcacık yuvanın içinde yaşıyor olacaktım.
Birden düşünmeye başladım o ayrılık gecesini ve karanlık hayaller kapladı ruhumu. Ailemin dağılması geldi aklıma. Bir tokatla başlamıştı karanlık geceler. Ama bu tokat öyle bir tokattı ki indi hayatıma, değiştirdi her şeyimi. Ruhumda derin ve zikzaklı yaralar açtı. Görünmez ama acı veren yaralar.
Zaman ilerledikçe babamın işten dönüş vakti yaklaştı ve işte o an geldi. Babamın gölgesi göründü gecenin loş aydınlığı içinden. Artık benim kurtuluş vaktim geldi bu rüzgârlı ve karanlık merdiven taşlarından. Babam gittikçe yaklaştı ve suçlu olduğunu bildiği için yüzüme bile bakmadan, çıkmaktan aşınmış merdivenleri çıktı tek tek ve elini cebine atarak hayatımın tekerrür edeceğini anlatan anahtarı çıkartarak kapının kilidine soktu ve çevirdi…
Mustafa Bayram
Arkadaşlarım sevinerek giderlerdi evlerine. Çünkü onların şefkat dolu bir yuvaları, gittiklerinde tebessümle bekleyen anneleri vardı. Ben onlar gitmeye başlayınca hüzünlenirdim ve beni yalnız bırakmamaları için karanlığın bastırdığı o anda, ışık saçan masmavi gözlerimle arkalarından bakar ve gözlerimden damlayan yaşlarla adeta gitmeyin diye yalvarırdım. Ama onlar aldırmazlardı bana çünkü evlerin de huzur vardı. Bir zamanlar ben de yaşamıştım bu güzel duyguyu.
Herkes gidince, yollarda ve kaldırımlarda kimsecikler kalmayınca, zindan olurdu artık bu zifiri sokaklar bana. Ben yine her zaman ki yerimde ve o eski kapının önünde ki merdivenlerde yerimi alırdım.
Bu gece de diğer gecelerden farklı değildi. Yine merdivenler ve ben. Bazen görenler merak ediyor burada bu saatte ne yaptığımı ya da neyi beklediğimi. Üzülüyorlardı halime ne yaptığımı bilmeseler de. Vakit ilerledikçe sıkıntı içimi kemiriyordu. Bekliyorum ben yine onu, hayatım en kötü anında ki başrol oyuncusu olan babamı. Bazı geceler geç vakitlere kadar beklerdim onu bu kapının önünde. Korkardım yalnızlıktan ve giremezdim evime.
Rüzgârın uzun süre yüzüme çarpıp da tenimi kızarttığı gecelerde hayaller kurar ve düşünürdüm. Benim de ailem vardı bir zamanlar. Güzel ve sıcacık yuvanın içinde beni kanatları altına almış ve koruyup kollayan bir aile ve en güzel anların yaşandığı bir yuva. Daha sonra dağıldı bir anda, mahkûmiyet başladı merdiven taşlarına.
Düşünüyorum da aile kurmak bir imza ile başlar ve o imzayla devam eden beraberliğin hayat boyu güzel olması beklenir ama hayat acımasızdır ki bazı aileler çevresindekileri düşünmeden hareket eder ve sorumsuzca dağılır. Benim ailemde talihsizler arasıdaydılar ve beni hiç düşünmeden bu merdiven taşlarına mahkûm ettiler. Aslında ikisi de suçluydu ne yaptıklarını bilmeseler de. Keşke biri öfkeliyken diğeri birazcık susaydı ve azıcık alttan alsaydı, belki de ben şuanda ailemle sıcacık yuvanın içinde yaşıyor olacaktım.
Birden düşünmeye başladım o ayrılık gecesini ve karanlık hayaller kapladı ruhumu. Ailemin dağılması geldi aklıma. Bir tokatla başlamıştı karanlık geceler. Ama bu tokat öyle bir tokattı ki indi hayatıma, değiştirdi her şeyimi. Ruhumda derin ve zikzaklı yaralar açtı. Görünmez ama acı veren yaralar.
Zaman ilerledikçe babamın işten dönüş vakti yaklaştı ve işte o an geldi. Babamın gölgesi göründü gecenin loş aydınlığı içinden. Artık benim kurtuluş vaktim geldi bu rüzgârlı ve karanlık merdiven taşlarından. Babam gittikçe yaklaştı ve suçlu olduğunu bildiği için yüzüme bile bakmadan, çıkmaktan aşınmış merdivenleri çıktı tek tek ve elini cebine atarak hayatımın tekerrür edeceğini anlatan anahtarı çıkartarak kapının kilidine soktu ve çevirdi…
Mustafa Bayram

0 Yoruma Sahip:
Yorum Gönder
Yorum Nasıl Yapılır?
* Boş alana yorumunuzu yazdıktan sonra "Profil seç!" kısmından "Ad /URL" seçeneğini seçiniz. Adınızı yazdıktan sonra, URL kısmına varsa sitenizi yazınız. Ve "Yorum Gönder" butonuna basıp bekleyiniz...
NOT: "Gönder" butonuna bastıktan sonra sayfa yenilenecektir.Sayfayı kaydırıp yorumunuzun yayınlanıp yayınlanmadığına bakınız.