Oysa böyle olmamalıydı! Minicik bir bebek parmaklarıyla çevresini anlamlandırmaya çalışırken o minnacık parmaklar sımsıkı sardığında kendi parmaklarımızı yüreğimiz şefkatten iki büklüm olurdu oysa. Yedi yaşındaki o güzel yüzlüler çiçek kokmalıydı oysa, kesif kokulu barutun yerine...
İdeolojik savaş kurbanı olmamalıydılar. Her insan huzurla yaşayabilmeliydi. Yetti, bunaldık, daraldık, yorulduk, yetti. Artık Kürt KARDEŞLERİMİZ barut kokmasın.
Gözleri korkuyla boşlukla gezmesin, güvenle baksınlar yarınlarına. Sabah okullarına rahatça gidebilsinler. Rojin'in saçlarını annesi özenle örmeli.
Kahvaltısını isteksiz de olsa(öğrenci milleti kahvaltıyı pek sevmez) zorla yaptırmalıydı, severek. Sonra açaba geri gelebilecek mi diye korkmadan, bir çatışmaya kurban gider mi diye ürkmeden yollayabilmeydi okuluna.
Melek yüzlü çocuklar çiçek kokmalıydı oysa, kesif kokulu barutun yerine. O minicik tatlı eller polise atmak için taş değil; karanlıkların, cahilliklerin, güçsüzlüklerin, haksızlıkların başını yarmak için koca birer kaya tutarcasına küçük kalemler tutmalıydı.
Allah aşkına ey gafil! hangi oy o minik yüzlerin bir tatlı tebessümüne değişilebilir. Doymadı mı zulüm damarınız. Hiç mi insaf kalmadı sizde. Oysa biz yorulduk ağlamaklıyız, yüreklerse bin parça.
Trabzonlu Mesut olarak Diyarbakırlı Mehmedim'e can kardeşime ağlıyorum. Var mı ötesi! Biz mazlum gözyaşı döksün isteyen kalbe hidayet nasip olsun diyoruz yine lanetlerimizi dudaklar ardına atarak bir kez daha.
Selam olsun Trabzonlu Mesut'tan Diyarbakırlı Mehmed'e, Şiisi'ne, Kürdü'ne, Lazı'na, Çerkezi'ne, Sünnisi'ne, Alevisi'ne selam olsun.Ama korkma Mehmed'im yılmayacağız can kardeşim. Biz de geçeceğiz serden, anadan, yardan...
Yüreğimizi süreceğiz yollara... Güvercinleri salana dek beraber uçsuz bucaksız göklere o minicik ellerin attığı taştan gözümüz yarılsa da gül atacağız kucak dolusu sinelere...
Kürt, Alevi, Şii, Sünni, Laz, Çerkez kardeşlerim hepimiz bir olaydık yaşaması hoş mu olurdu sanki bu cennet vatanda. Kimi başka konuşacak biraz, kimi başka inanacak biraz, kimi farklı giyinecek biraz...
Ama herkes yurttaşını sevecek, sayacak, koruyacak. Biz yorulduk, evet; ama biline bu yorgunluk dinçlikten tat almış bir yorgunluktur, yürek yangını bir duruştur.
Çığlıklarla haykıran bir sükuttur. Alevi Ali, Sünni Mehmed'in; Kürt Ahmet, Laz Temel'in; Türk Mesut, Şii İsmail'in eilini sıkmadıkça gönülden biz durmayız yerimizde.
Yoruluruz lakin bitmeyiz. Düşeriz elimiz yüzümüz kan olur, çamur olur; ama kalkar yine doru taylar gibi çatlarcasına koşarız, koşacağız inşallah...
(Bu mezvuyla alakalı olarak fikirlerimin olgunlaşmasına yardımcı olan Taraf Gazetesi Yazarı Sayın Ahmet ALTAN'a en içten dileklerimle teşekkürlerimi sunarım...)
Bu Sesin Notası,Her Birimiz İçin Aynı Olmalı
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

0 Yoruma Sahip:
Yorum Gönder
Yorum Nasıl Yapılır?
* Boş alana yorumunuzu yazdıktan sonra "Profil seç!" kısmından "Ad /URL" seçeneğini seçiniz. Adınızı yazdıktan sonra, URL kısmına varsa sitenizi yazınız. Ve "Yorum Gönder" butonuna basıp bekleyiniz...
NOT: "Gönder" butonuna bastıktan sonra sayfa yenilenecektir.Sayfayı kaydırıp yorumunuzun yayınlanıp yayınlanmadığına bakınız.