Ünlü bir düşünür (ismini hatırlamadığım) tüm insanların anlatmak istediklerini tam olarak anlattıkları takdirde toplumda hiçbir sorun ve anlaşmazlık kalmayacağı gibi bir söz söylemiş.Ben bu sözü ilk duyduğumda...(Kasva)
Çünkü kısa bir süre önce hayatta beni gerçek anlamda en çok sinirlendiren şeyin duygu ve düşüncelerimi diğer insanlara, düşündüğüm ya da hissettiğim gibi aktaramamak oldunun farkına vardım.
Ve bir insana kırıldığımda aldığım tepki genellikle “Ne demek istediğimi anlamadın” oluyor. Bu tespit ifade gücünün önemini bir kez daha gün yüzüne çıkarırken toplumumuzun bu konudaki yetersizliği de maalesef açıktır.
Eğitim düzeyi ne olursa olsun (ilkokul, orta okul, lise, üniversite vb.) yine maalesef kitap okumayan toplumumuz kendini ifade etme konusunda çok yetersiz kalmaktadır.
Açıkçası bir çoğumuz kendini tanıt denildiğinde ne diyeceğimizi bilemeyen gözlerle etrafımıza bakınırız sanırım. Bunun sebebi az öncede ifade ettiğim gibi okumamak ve yazmamaktan kaynaklanmaktadır.
Ben kendi hesabıma ,her ne kadar tam olarak hakkını veremesem de, kitap okumaya önem verdiğimi düşünmekle beraber yazmaya hiç önem vermediğimi hatta bazı hocalarımın tavsiyeleriyle bu işe zoraki, canı sıkıla sıkıla başladığımı itiraf ediyorum açıkçası.
Kendini ifade etmenin bir insanın hayatında ne kadar önemli olduğunu düşünecek olursak bana bu sitede yazma fırsatı veren Mazhar arkadaşımıza ayrıca teşekkür ediyorum.
Yine toplumumuza dönecek olursak bugün ülkemizde bir çok insan gazetedeki köşe yazarlarını, herhangi bir kitabı ya da en basitinden gündemdeki haberleri okumaktan erinmektedir.
Ben bu konuyla alakalı bizleri daha çok teşvik edecek ve okuma sevgimizi artıracak farklı bir bakış açısını bu yazıyı okumaya değer bulan okuyuculara aktarmak istiyorum.
Sevgili okurlar okuduğumuz bir kitabı bir dizi gibi düşünelim mesela; en heyecanlı yerinde reklam girmeyen, karakterlerini kendi hayal dünyamızda oluşturduğumuz ve olayları betimlemelere uygun olarak istediğimiz gibi hayal etttiğimiz.
Mesela ben daha önceden okuduğum bir kitap filmleştirildiğinde kitabından daha az çekici bulurum filmi. Çünkü karakterler hayal ettiğim gibi olmaz genelde ve tabiki mekanlar.
Hem bir film setindeki sınırlı efektler, bir insan beynindeki hayal dünyasını nasıl olur da tam yansıtabilir değil mi?
Ve unutmayalım dünyada o kadar çok kitap var ki herkes için uygun olan, hoşuna gidebilecek bir eser mutlaka vardır. Beğenmediğimiz bir eseriyse, kimse başımıza silah dayamıyorsa, bitirmek gibi bir mecburiyetimiz yok bunun farkında olalım.
Şu an itibariyle okuma ve yazma özürlü olan toplumumuzdaki anlaşmazlıklar okumaya ve yazmaya daha çok önem verdiğimizde eminim azalacak; toplumumuza bir barış ve huzur ortamı hakim olacaktır.
Gerçekten okuma- yazma bildiğimiz günlere ulaşmak dileğiyle… Kasva
Okuma Yazma Bildiğimize Emin Miyiz?
Ben bu sözü ilk duyduğumda, toplumdaki tüm sorunları anlatmak için yetersiz bir ifade olduğunu düşünmüş olsam da bugün bu düşünüre sonuna kadar hak verilmesi gerektiğine inanıyorum.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

2 Yoruma Sahip:
Söylenecek pek bir şey bırakmamışsın.
Dediklerine katılıyorum.Bu arada başlığın bir Türkçe Öğretmeni için ilgi çekiciydi...
A.Durmuş Yıldız
Değer verip okumanız ve yorumlarınız beni çok mutlu etti çok teşekkür ederim bir Türkçe Öğretmeninden bunları duymak gerçekten onur verici inşallah daha güzel yazılarımızla insanlara güzel mesajları daha doğru şekillerde iletebiliriz. Tekrar teşekkür ederim...
Yorum Gönder
Yorum Nasıl Yapılır?
* Boş alana yorumunuzu yazdıktan sonra "Profil seç!" kısmından "Ad /URL" seçeneğini seçiniz. Adınızı yazdıktan sonra, URL kısmına varsa sitenizi yazınız. Ve "Yorum Gönder" butonuna basıp bekleyiniz...
NOT: "Gönder" butonuna bastıktan sonra sayfa yenilenecektir.Sayfayı kaydırıp yorumunuzun yayınlanıp yayınlanmadığına bakınız.