Üsküdar'a Giden Atlı Bile Gülüyor Halimize

Geçende, sırf fikir uyuşmazlığından dolayı kavga çıktı! Biri H, diğeri Ç şahsı. Sözde, biri "Osmanlı", diğeri "Laik Cumhuriyet"in savunucusu! Peki sonuç: Tabiki "Kocaman bir yuvarlak":

Bir sabah, olacağım iki yazılıya hazırlanmış biçimde okula gidiyordum. Tabi günerden "Cuma" olduğu için, dün özel bir gün...

Yazılılarıma hazırlanmışım; hem dostum Mesut (Kasva) ile görüşmüşüm, hem de Kurtlar Vadisi'ni izlemişim...

Yani tam benim istediğim gibi geçmiş Perşembe! Böyle bir günden sonra ancak uykuyla gidilir okula...

Neyse; olayın benim açımdan başlaması H şahsiyetinin yanıma gelmesi ile başladı:

"Nasıl olmuş Mazhar?" diye sordu. Baktım üstünde siyah bir tişort. Sarı renklerle tişört üstüne:

"Biz Osmanlı Torunuyuz!" yazılmış. Arkaya da Fatih Sultan Mehmed'in tuğrası konulmuş. Dedim "Çok hoş! Hakikatten çok güzel"...

Bunları söylerken, tişörtten göz ucuyla hevesimi aldım.Neyse hevesim geçince övgü cümlelerine son vermek gerektiğini anladım ve ayrıldım.Ben yazılı notlarımı uykuyla karışık son bir kez okurken, olayın diğer kahramanı Ç şahsı gelmiş.

Ben geldiğinin farkında değilim zaten. O bu arada H şahsına tişörtünü işaret ederek:

"Ne mal şey öyle " gibisinden laf atmış sabah sabah. Ben bunu duymadım ama duyduğum ilk şey H şahsının:

"Laan soysuzz!" diye bağırması oldu. Bir baktım; günlerce biriken şeyler, uykusuz kaldığım bir cuma sabahında patlak vermişti...

H şahsı kafa yapıştırdı. Derken araya girdik.Yumruk attı H. Bir tane de kendisi yedi. Arada ayıranlar da nasibini aldı; derken ayırdık ikisini. Hafif sakinleşince ben başladım ikisine de ayrı ayrı öğütler vermeye:

"Ne sen Osmanlı'yı temsil ediyorsun ne sen Cumhuriyeti... Nedir sizin derdiniz... Aynı milletten gelmiş, aynı bayrak için can verecek kıvama erişmiş durumdayız. Yakıştı mı ikinize?..." (Uykulu olduğuma bakmayın. Kan beynme sıçramıştı.)

Tabi söylüyorum ama aldığım tek cevap, hızlı hızlı nefes alırken çıkardıkları sinirliymiş hırıltısı oluyor.Fuzuli'nin dediği gibi:

"Söylesem tesiri yok; söylemesem gönül razı değil" hesabı...

Gelelim sonuca:

Bu olay sonucunda size de sormak istediğim bir kaç şey var:(Bunları yazarken uyku düzeyim yerinde. Merak etmeyin...)

Neyse gelelim işin yuvarlak tarafına:

* Sizce neden bu bölünme? Kim bölüyor bizi? Durduk yere kaşınıyor muyuz?

* Sizce, bizi eskiden yenmeye çalışanlar, sırtımızın yere gelmediğini görünce "Ancak bunları birbirine yedirirsek kazanırız!" gibisinden hedefinin peşine mi düştü?

* Sizce, bölünmeyle oluşan kavgaların veya düelloların sonucunda biz mi kazanıyoruz, başkaları mı?

* Kısaca; biz birbirimizi yerken kazanan kim oluyor?

* Peki neden Osmanlı'dan geldiğimizi unutmaya çalışıyoruz? Neden, dünyaya Cumhuriyet ile gelmişiz gibi düşünüyoruz? Geçmişimizi neden sahipsiz bırakıyoruz?

* Ve son yuvarlaklar:

- Bu halimiz ile, Fatih Sultan Mehmed Han veya O'nun gibi "gönül erlerine" yakışan "ahlaklı ve donanımlı" bir "torun" olabiliyor muyuz? Onların emanetine, sahip çıkabiliyor muyuz?

- Onlar gibi, "Şahlanacak güce erişmenin yolunu mu araşırıyoruz"; yoksa "Birbirimizi yiyelim, Türkiye kazanır!" ya da "Ya sev ya terket!" gibi boş heveslerin peşinde mi koşuyoruz?

Yorumlarınızı (cevaplarınızı) bekliyorum...

Kendinize iyi bakın. Muhammet Mazhar Demir

1 Yoruma Sahip:

E. Ali dedi ki...

Bütün dünya insanlarınca baş tacı edilen evrensel faziletler vardır ki bunların en güzel icra ve tatbik metotları Kuran-ı Kerim’de bize anlatılmış, peygamber efendimizin yaşadığı örneklerle bize gösterilmiştir.
Bizi ne insanların elleriyle oluşturdukları devlet modelleri yükseltir ne de üstümüzde taşıdığımız semboller. Yüksek düşünmeli. Allahın peygamberlerinin davaları örnek alınmalı.
“Ben ancak en güzel ahlakı tamamlamaya geldim” diyor Hz. Peygamber efendimiz.
Birbirimizi övmekle kınamakla değil neyi niçin yaptığımızı düşünmekle uğraşmalıyız.
Arkadaş Osmanlı motifleri taşıyan bir tişört giymiş. Osmanlıyı seviyor. Ama niçin seviyor? Filan kişi İslam dinine uygun davranmaya çalışıyor ama niçin? Filan kişi Osmanlı düşmanı ama niçin? Kökenler tespit edilerek yanlışlar varsa giderilmeye çalışılmalı.
Her şeyin özünü araştırıp en güzeli bulmaya çalışmalı.
Toplumun ve çevrenin empoze ettiği her şey aşılmaya çalışılmalı, gerçek fazilet yakalanmaya çalışılmalı.
Değerli bir Hoca efendinin değerli bir sözü hiç aklımdan çıkmaz. Ne demek istediğini aklımda kaldığınca yazayım:
Sen müslüman bir anne babadan doğduğun için müslümansın. Türk bir anne babadan doğduğun için Türksün. Din ile soy karıştırılmamalı. Ermeni bir anne babadan doğsaydın dindar bir hıristiyan ve Ermeni milliyetçisi mi olacaktın?
İnsan her şeyi sorgulamalı. Körü körüne hareket etmemeli. Ancak bu sayede çevresini aydınlatabilir. Yoksa zorba bir telkinci olur.
Fatihi Fatih yapan şey çok okuması, araştırması, sorgulaması ve gerçekten o devrin en yüksek âlimlerinden ders almış olmasıdır.
Kendimizi onunla aynı kefeye koyamayız. İyi örnek almaya çalışmalıyız.
Hocaları dahi evliyalardan olan bir büyüğümüzü ne olduğunu tam bilemediğimiz körü körüne benimsediğimiz günümüz akımlarına alet edersek sonuçta gereksiz kavgaların yumruklaşmaların olması normaldir. Bu belki de ilahi bir ceza idi.
Her şeye alternatif getirmek yanlış. Avrupa züppeleri desenli tişört giyiyor biz de Osmanlı motifleri taşıyan desenli tişörtler yapalım demek her şeyiyle yanlıştır. Bu da bir tür batı taklitçiliği oluyor ve hakikatte onların sistemlerine angaje olmaktır, onların arasında farkında olmadan eriyip gitmemizdir.
Sonuçta hiçbir faydası olmayan boş işlerle “tatmin olmak” ve böylece davada akim kalmak var.
Din evrenseldir ve bütün kavimlere, bütün kültürlere açıktır. İslam dinine bu gerçeğiyle hizmet edilirse başarılı olunur. İslam dini Türklükle ve Araplıkla sınırlandırılamaz. Türklüğümüzü sevelim ama bilelim ki bu sevgi folklorik çalışmalarla yürütülmeli, Türklük üstünlük taslama aracı olmamalı, İslam ile kesinlikle karıştırılmamalı.

Yorum Gönder

Yorum Nasıl Yapılır?

* Boş alana yorumunuzu yazdıktan sonra "Profil seç!" kısmından "Ad /URL" seçeneğini seçiniz. Adınızı yazdıktan sonra, URL kısmına varsa sitenizi yazınız. Ve "Yorum Gönder" butonuna basıp bekleyiniz...

NOT: "Gönder" butonuna bastıktan sonra sayfa yenilenecektir.Sayfayı kaydırıp yorumunuzun yayınlanıp yayınlanmadığına bakınız.