Ben Yaptım Olduyla Olmuyor İşte - Kasva

Düşündüklerimi ifade edememeyi hiç sevmiyorum. Ama çoğu zaman da yaptığım şeyin bu olduğunu görüyorum. Bazen insanları anlamakta güçlük çekiyorum çoğu zaman da kendimi...


"Neden" dediğim o kadar çok şey yapıyorum ki ya da "neden" dediğim o kadar çok şey yapıyor ki insanlar, değer yargılarımdan şüpheye düşüyorum. Ama bu süreçte kesin olarak anladığım bir şey var ki o da; insan, bir olay başına gelmeden, hadiseyi yaşayanın ne çektiğini gerçekten bilemezmiş arkadaş boş laf değil bu edilen.

Bu nedenle "bir musibet bir nasihatten evla" diyenlere saygılarımı sunuyorum… Şimdi ben sana bunları anlatıyorum ama arkadaş! Eğer savunduğum fikir doğruysa sen benim ne demek istediğimi anlayamayacaksın...

Öyle ya ben konuşacağım ama sen anlattıklarımı yaşamadığın için anlamayacaksın. O zaman neden yazıyorsun diye soracak olursan cevabım Hz. İbrahim’in ateşine su taşıyan karınca misali safımız belli olsun olur ancak.

Ben bir baba değilim; dolayısıyla minicik bebeği ateşler içinde yanan bir babanın hissettikleri bilemem. Ben bir devlet adamı değilim; milleti için elinden geleni yapıp da, sonunda konuşmalarında taş toprak yemenin ne demek olduğunu bilemem.

Bana hiç araba çarpmadı, bu nedenle ben bir insana araba çarptığında nasıl bir acı çektiğini bilemem...

O yüzden Veysel Karani’nin, Efendimiz’in (sav) Uhud Savaşı’nda dişi kırıldığında neden tüm dişlerini kırıp onun acısını aynen yaşamaya çalıştığını şimdi anlıyorum be arkadaş. Çünkü gerçekten yaşamayan bilmez...

Tok acın halinden anlamaz arkadaş eminim; ya da insan herkesi kendi gibi bilir buna da eminim. Tok birine bu adam aç desek arkadaş; tok olanın gözünde gösterdiğimiz adamın durumu pek fazla değişmez sadece bir sıfat daha eklenir aç olan kişiye; karnı doymamış anlamında “aç” sıfatı.

O zaman ne yapmam lazım der aklı tok olanın, sonra da aç bir insana üzülmesi gerektiğini hatırlar ve üzülür. Ama açın ne çektiğini bilemez. O yüzden İslam yüce bir din ki; tok açın halini anlasın diye oruç gibi mükâfatını bizzat Allah’ın vereceği muhteşem bir ibadetti emreder arkadaş!

O yüzden biz Çanakkale’de atalarımızın yiyecek çizelgesi bize gösterildiğinde sadece onlara olan saygımız artar arkadaş.

O yiyecek çizelgesini onların kahramanlıklarının bir parçası olarak gördüğümüz için zaten daha fazla yemeleri bize ilginç gelir ve aç olmayı onların bir görevi gibi görürüz belki de.
Ama çok değil rica ediyorum sadece iki gün be arkadaş iki gün onların yediği kadar yemekle yaşasak emin ol onlara olan minnettarlığımız kat kat artar.

Zira o insanlar bugün bizler hür yaşayalım diye oralarda aç yatmışlar, kan vermişler, can vermişler arkadaş can! Kolay mı gelir sana vatan için ölmesi hadi koşsana güneydoğu’ya o zaman atlasana çatışmaların en koyusuna arkadaş.

Atlayamayız çünkü geride bırakacaklarımız var. Peki onları leylekler mi getirmiş kurtlar mı büyütmüştü arkadaş! Onların gönülleri meyletmemiş miydi bir masum güzele?

Ama biz bugün birilerinin denetimi ve yönetimi altında yaşasak, ırzımızı namusumuzu gözümüzün önünde taciz etseler, sırf denetimci güçlerin kuvvetlerinin önüne çıktı diye evlatlarımız öldürülse, tek suçu yapabileceği tek şey olan ağlama eylemini gerçekleştiren bebeklerimiz adice katledilse, eminim ancak o zaman Çanakkale’nin ne büyük yiğitlik olduğunu, ne büyük bir fedakârlık olduğunu anlayabiliriz be arkadaş.

Arkadaş! Biz birçoğumuz itirabiyle soğuğun ne demek olduğunu bilmediğimiz için bize hep saçma gelir belki de Sarıkamış’ta donan doksan bin asker...

Soğuktan da donulurmuymuş canım. Ama fazla değil sadece bir kış gecesini üzerimizde palto olmadan geçirsek sokakta o zaman bir nebze anlarız belki soğuğun ne yaman düşman olduğunu arkadaş.

Bize Almanya’dan gelecek olan kışlık giysiler gelmediği için askerlerimiz dondu denildiğinde güleriz ne saçma iş diye. Çünkü biz alışmışızdır yiğit askerlerimizin insanüstü işler yapmasına. Ama senden yalnızca paltosuz bir gece istiyorum arkadaş sadece bir gece; sabaha yakın bir gece vakti, sokakta.

Ondan sonra kışlık giysiyi konuşalım şu kışlık giysi işini ne dersin.
Ha şunu da belirtmek isterim ki ben bütün bunları söylüyorum ama dediklerimin hiçbirini ben de yapmadım arkadaş. Ve açık yüreklilikle söylüyorum ki onları ben de tam olarak anlayamıyorum arkadaş.

Yazıya başlarken işin buralara geleceğini hiç hesap etmemiştim açıkçası. Öylesine yazıyordum sadece ama mesele şehitlerimize kadar geldi. Demek ki Rabbim razı olmamış bomboş bir iş yapmama. Zira şehitlerin sadece adının bile geçtiği bir yazı bütünüyle anlam kazanır öyle değil mi arkadaş?.

Neden bunları bana anlatıyorsun dersen arkadaş özetle şundan diyeyim ki ki: Nasıl bir acı çekeceğini bilmediğiniz bir insana, her türlü acıyı rahatlıkla çektirebiliriz ki ben bunun sancısını yaşıyorum şuan. Şimdi aynı acıları ben çekerken acılarıma mı yoksa çektirdiklerime mi ağlamalıyım bilmiyorum.

O yüzden tek yaptığım, şimdilik, öylece durmak… Kasva

1 Yoruma Sahip:

E.Eylül dedi ki...

Çok hoş bir yazı olmuş...geniş bir yorum potansiyeline sahip olan bu konu hakkında güzel değinmeler yaparak vermek istediğiniz mesajı açık bir şekilde ifade etmişsiniz.tebrikler...

Yorum Gönder

Yorum Nasıl Yapılır?

* Boş alana yorumunuzu yazdıktan sonra "Profil seç!" kısmından "Ad /URL" seçeneğini seçiniz. Adınızı yazdıktan sonra, URL kısmına varsa sitenizi yazınız. Ve "Yorum Gönder" butonuna basıp bekleyiniz...

NOT: "Gönder" butonuna bastıktan sonra sayfa yenilenecektir.Sayfayı kaydırıp yorumunuzun yayınlanıp yayınlanmadığına bakınız.