Bazen, Osmanlı Devleti'ni bizden ayıranlara sayıp söyleyesim geliyor.Bizler, Türkiye Cumhuriyeti kurulunca inmedik dünyaya.Soyumuz Osmanlı'dır. Yiğitlik atalarımızdan geçmiştir bizlere...
Osmanlı Devleti'ni bizden ayıranlar, neyin peşinde anlamış değilim. Biz Türkiye Cumhuriyeti olarak yeni bir devlet gibi görünsek de soyumuz, geçmişimiz, kültürümüz, çook eskilere dayanır...
"Sadece, Osman Gazi'den beridir." gibi bir söylem de çok yanlıştır. Sonuçta biz, nice zamanlarda dağları eritip hayata tutunan, kahramanlık ve yiğitlikte ustalığı ile ünlü olan bir milletiz...
Bizim kimliğimizde "Halk Müziği" yani "Halkın Müziği" vardır. Bu yüzden halk Senfoni'den ürkmektedir. Ama biz ne yapmışız:
Zorla Mozartlar dinletmeye kalkışmışız. Batıcılık! Batıcılık! Batıcılık...
Biz millet olarak Mozart'a uyuşmuyor olabiliriz. Sırf batı diye bu eziyeti çekmek zorunda da değiliz. Peki, bizim kimliğimize aykırı olduğunu kendi kimliklerinden hissedenler, neden burnunun dikine gidip bizi geçmişimizden ayırmaya çalıştı?
Biz millet olarak sonuca bakarız. Osmanlı koca bir devletti. Dillere destan kahramanlıkları, olayları içerisinde bakıp büyütmüştü. Her devlet gibi zamanın birinde tarih sahnesine veda etme zamanı gelmiş...
Bunun için de, kötü durumda olması gerekiyormuş. Ve günün birinde yıkılmış. Koca alev sonunda sönmüş; fakat tam külleri dağılacağı sırada küllerinden yeni bir alev doğmuş. Bu alev günümüze kadar devam etmiş.
Gelin görün ki; alev külerden doğalı daha 80 küsür sene olmuş; fakat bize alevin kaynağı hemen unutturulmuş. Sonuca bakıyoruz. Osmanlı yıkılınca "Kötü" diyoruz.
Eğer "Atatürk" vatanı kuramasaydı, şimdi ders kitaplarında "Hain" diyecektik. Unutmayalım ki; biz nice devletler karşısında yeri gelmiş gemileri karadan hoplatmışız, yeri gelmiş onlara bilimi aşılamışız...
Avrupa'ya "Türk'ün Giyim Tarzı" için biz, siyah takım elbise, fötr şapka bulunan fotoğraf göndermişiz. Bu değilki bizim kültürümüz. Tamamen değişmek niye?
Ne gerek var senfoniye...Eğer batılılaşma buysa, yani "geçmişimizi silmek için üstüne yeni şeyler yazmaksa" istemiyoruz. Ne zamandan beri koca Fatih Sultan Mehmed Han'dan "la o Fatih miydi" diye bahseder olduk!!!
Ne zaman asıl kimliğimizden vazgeçip, muhabbeti MSN'lere terkeder olduk!!
Bu gün Laik - Anti Laik çatışması olduğu için; bir yerde Osmanlı Tuğrası görsek onu Anti Laik yaptık. Mehter Marşı dinleyeni "gerici" yaptık. Fatih Sultan Mehmed'i anlatsak "Yerinde sayan" olduk...
Geçmişte bizimle savaşanlarla; şimdi Ermenileri, Kürtleri kışkırtanlar aynı. Ve biz çıkmışız, ezeli düşmanlarımızı batıcılık yolunda kardeş ilan ediyoruz...
Lütfen! Bizi tarihimizden koparmaya çalışanlara fırsat vermeyelim. Türkiye Cumhuriyeti kurulunca, millet değişmedi. İnsanlar aynı insanlardı. Sadece isim değişti; kalpler, gönüller değişmedi...
Geçmişte Sarıkamış'ta donan, Çanakkale'de savaşanlar aynı milletti. Yine aynıyız fakat farklı olmak için kendimizi bu kadar kasmamıza gerek yok. Biz devlet değişince değişmedik. Aynıyız!
Rock sevenlerimiz bile Kerkük Türküsü duyduğunda duygulanır. Çünkü kanında vardır. Geçmişimiz Osmanlı'dır. Atalarımız Osmanlı'dır. Ankara;'mız, İstanbul'umuz Osmanlı'dır...
Biz Türkiye Cumhuriyeti kurulunca inmedik dünyaya. Çünkü biz 80 yıllık değil binlerce yıllık bir milletiz. "Tarihimiz" demek "Biz " demek.
Unutmayalım:
Ancak soyunu unutmuş soysuzlar kaybeder. Eğer biz unutsaydık, şimdi tekrar şahlanmayı aklımızdan bile geçirmezdik.
Bize bizi unutturanlara, aynı Fatih Sultan Mehmed Han gibi cevap verelim. Asla yılmayalım! Yeri geldiğinde dağlardan aşıralım ahlakımızı. Nice gönüllere ulaştıralım ışığımızı...
Ancak bu bize yakışır. Ve biz bunu yakıştıracağız. Başaracağız! Çünkü:
"Fatih Sultan Mehmed'in, İstanbul'u fethettiği yaşlardayız."
Kalbimize Baksınlar; Osmanlı İle Coşarız!
Konu Grubu fikir, muhammet mazhar, tarih, yasam
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

1 Yoruma Sahip:
Mısır'dan Kosova'ya hâlâ Osmanlıdır bir biz anlamıyoruz.
Tek parti döneminde okul çocuklarına Türkiye dışındaki Türklerden hiç mi hiç bahsedilmemiş (Osmanlıyı aşağılayıp dururlarken, Osmanlı Devletinin kaybedilmiş topraklarındaki Türklerden ve müslüman Osmanlı tebaasından bahsetmemeleri normaldir). Bunu hakkı Devrim'in bir yazısındaki şu sözünden çıkarabiliriz:
"1952 yılında Kıbrıs'a gittim; gazeteci ve Türkiye Turizm Kurumu'nun bir yöneticisi olarak. Gemide dört yüz kişi kadardık. Çoğumuz, Kıbrıs'ta Türklerin yaşadığını bu vesileyle öğrendik. Ada'nın henüz İngiltere hâkimiyetinde olduğu yıllardı. Kıbrıs gerçeği Türkiye'de, 1954 Türk-Yunan anlaşmazlığından sonra öğrenildi demekte mübalağa yoktur."
yazısından kısa bir bölüm aldım. Yani o zamanın üniversite mezunları Türkiye dışında ne balkanlarda ne de ortadoğuda Türklerin Olduğunu, Osmanlı'yı büyük bir hasretle anan müslümanlar olduğunu bilmiyorlarmış.
O dönemin yetiştirdiği ve sonra başımıza büyük adamlar(!) olarak musallat edilen soyundan sopundan habersiz zavallı insanlar şimdi hâlâ kendilerini Avrupa kültürüne mensup sanıyor.
Kendileri de çocukları da torunları da pinokyo, cinderella, yedi cüceler vb. gibi avrupa kültürüne ait hikayelerle hayata ilk adımlarını atmışlardır.
Aypılamayalım. Bu insanlar mahvedilmiş bir nesildir. Şimdi etkileri giderek azalıyor.
Yorum Gönder
Yorum Nasıl Yapılır?
* Boş alana yorumunuzu yazdıktan sonra "Profil seç!" kısmından "Ad /URL" seçeneğini seçiniz. Adınızı yazdıktan sonra, URL kısmına varsa sitenizi yazınız. Ve "Yorum Gönder" butonuna basıp bekleyiniz...
NOT: "Gönder" butonuna bastıktan sonra sayfa yenilenecektir.Sayfayı kaydırıp yorumunuzun yayınlanıp yayınlanmadığına bakınız.