Ülkemin Obama'sı Değil, Mazhar'ı Olmak İsterdim!

Obama'nın zaferi ile sonuçlanan seçimlerde bir görüntü beni cezbetmişti.O görüntü sayesinde bir kaç gün de olsa müthiş bir gaza gelmiş,derslerime asılmıştım.Çünkü o görüntü yaşanacak en güzel şeydi:

Birileri "Kuru kalabalık!" benzetmesini yapsa bile, benim için Obama'nın yaptığı Teşekkür Konuşması ayrı anlam ifade ediyordu.Düşünün:

Seçim kazanmışsınız.Öyle Bush gibi de değil. Resmen Martin Luther'in hayali; Malcolm X'in sözleri olmuşsunuz...Ve insanlar, sizi seçmiş... Siz karşılarına çıktığınızda göz yaşlarını tutamamışlar...

Geçenlerde Salih Memecan bir karikatür çizmişti.Bir otobüsün en arkasında bir zenci.Demiş "o gün bugün zenciler hep arkada oturur"... Hemen altına bir lüx araba. Arkada Obama..

Bir zamanlar ezilen siyahlar, şimdi ülke yönetimine gelmişti...Bu tablo karşısında siz, seçim sonrası sizi bekleyen yüz binlerce kişi önüne çıktığınızda ne hissedersiniz?...

Beni mest eden nokta da o...Bir gün ülkemde sağcı-solcu, alevi-sunni, kürt-türk diye ayrılan kardeşlerimin önüne çıkıp, Obama'nın "Hello Chicago" demesi gibi:

"Merhaba kardeşlerim..." demeyi çook isterdim. Belki bunu mümkün kılmak için okuyorum,yazıyorum...

Sizinle beraber ağlayan, sizinle gülen bir topluluk var önünüzde...Müthiş bir duygu olsa gerek....

Ben Salih Memecan'ın çizeceği şöyle bir resimle anılmak isterdim: Tam ortadayım.Yanımda sağcısı, solcusu, Türk'ü, Kürt'ü, elinde kemençesi ile Laz'ı, Ermenisi....

Diyeceksiniz; ya ondan sonra...Kesinlikle "Memurum işini bilir; önce hüpletir sonra gümletir" gibi tekerlemeleri, tekrar edebiyatımıza kazandırmazdım. Yanlız yazımı okumakta olanlar gibi:

"Muhammet! Sen yaşın itibari ile idealistsin...İleride sen de hüpletenlere, ya da hüpletenlerden sonra ekmek bananlara benzersin..." diyenler olacaktır. Onlar da haklı...Görmemişler ki sözünde duranı...

Eğer gücüm yeter de o günlere erişirsem, bu yazımı kesinlikle böyle düşünenlere vermeyi isterdim.Böyle diyenlere cevap vererek bitireyim:

Geçende bir arkadaşımdan Osmanlı ile ilgili küçük bir anektod aldım...

Askerler sefer sırasında "Kızıl Elma'ya..." diye bağırıyormuş.Padişah şaşırmış.İsyan zannetmiş.Toplamış kurmaylarını.Sorunca herkes bükmüş başını...

Çağırmış bağıranlardan birini.Sormuş ve cevabını almış:

"Kızıl Elma, okumun gittiği son noktadır" demiş.Başkasına sormuş:

"Atımın gittiği son noktadır..." cevabını almış.Anlamış kararlılıklarını.Ve seferi kazanmış...

Ben de şimdi öyle diyorum.

"İnşaallah, Kızıl Elma'ya kadar kardeşlerim..."

Muhammet Mazhar .Selamlar

6 Yoruma Sahip:

Haber Ankara dedi ki...

Güzel yazı:)

Sinan Yorulmaz dedi ki...

evet :)

E.Eylül dedi ki...

Çok güzel ve etkileyici oilmuş...

Muhammet Mazhar dedi ki...

Hepinize Teşekkür ederim...

Kasva dedi ki...

Çok sade açık ve net olmuş tebrik ederim kardeşim:)

safa ali demir dedi ki...

Allah ideallerinde yardımcın olsun.. Bizde o günleri görürüz ,inşallah

Yorum Gönder

Yorum Nasıl Yapılır?

* Boş alana yorumunuzu yazdıktan sonra "Profil seç!" kısmından "Ad /URL" seçeneğini seçiniz. Adınızı yazdıktan sonra, URL kısmına varsa sitenizi yazınız. Ve "Yorum Gönder" butonuna basıp bekleyiniz...

NOT: "Gönder" butonuna bastıktan sonra sayfa yenilenecektir.Sayfayı kaydırıp yorumunuzun yayınlanıp yayınlanmadığına bakınız.