İnsan olarak hayatta hep bir beklenti içersindeyiz. Bir şeyler bekleyerek yaşamaktayız. Birine bir şey verirken, bir şey alırken; çoğu zaman ondan karşılık bekleriz...
Artık öyle bir hal almışız ki her şeyin karşılığını beklemekteyiz; karşılıksız hiçbir şey yapmamaktayız. Ve nedendir ki bu beklentilerimiz hep dünyalık beklentiler; sanki bu dünyada ebedi kalacağız ya!!!
Allah bize bu hayatı sunarken bizden bir beklentisi varmıydı? Ya da hiç bir beklentisi olmadan doğada insandan daha çok çalışan ve yaşamlarında insanlar gibi hainlik, iki yüzlülük, hilekârlık düşmanlık kalleşlik ve insanlara faydalı bir şeyi yapıp ve hiç karşılığını beklemeden yaşayan canlıları düşündünüz mü?
Ya da varlıklarından haberdar mısınız; değilseniz ya da "böyle bir canlı yok" diyorsanız ben size bir örnek vereyim:
“ARI” lar! Evet arılar!
500 gr bal için arılar 3 milyon 750 bin defa çiçeğe konup kalkıyor. Bir kg bal içinse 40 bin arı 6 milyon çiçeği dolaşıyor.
Bal arıları bir peteği doldurabilmek için 100 milyon çiçeğin nektarını emiyor ve 100.000 km kanat çırpıyor. Bu deli çalışmanın arasında dönüpte öbür arı benim kadar çalışıyor mu diye kontrol etme gereği de duymuyorlar.
Birbirlerine tam bir güven içinde hedeflerine odaklanmışlar. Bir bilgisayar saniyede 16 milyar aritmetik işlem yaparken bilgisayarın doğadaki rakibi bal arıları bu sürede daha az enerji harcayarak 10 trilyonluk işlem yapmakta.
Bir koloninin pazarlanacak 1 kg bal üretmesi ve yaşamını sürdürebilmesi için 8 kg bal tüketmesi gerekiyor. Bu da, koloninin 6 kez dünya çevresini dönmesi demek. Onlar bu işi canla başla yapıyor ve genetik olarak nesilden nesile aktarılmış bir tembellik söz konusu olmamış.
Kısa bir not:
(Bu arı Cumhuriyetinde cinlik yapmak için birkaç gram balda kendime saklayayım diye peteği hortumlayana da rastlanmamış şimdiye kadar...)
Hepsi Güneşin 'kalk ziliyle' çalışmaya başlayıp, Güneşin 'paydos ziliyle' dinlenmeye çekiliyor. Hiç bir arı, kraliçe arı işin kaymanığını yiyecek diye ben geberene kadar çalışmam abı de dememiş...
Kovandan çıkınını alıp başka yollara düşüp başka bir kovanda Cumhuriyet kurmayı da düşünmemiş. Karşı kovandakileri kıskanıp da o peteğe dadanmayı da düşünmemiş.
Her bir petek gözünün altıgen prizma şeklinde inşa edilmesi esas peteğin direncini sağlıyormuş bu nedenle, kilolarca bal rahatlıkla taşıyabiliyor gerçekten de en az balmumu harcayarak maksimum ölçüde bal depolamak için en uygun şekil arıların inşa ettiği altıgen prizmadır diye onaylıyor fizikçiler.
Bu denli kusursuz bir sistemde çalışan o canlıların bir beklentileri var mı? Ya da insanlardan bir istekleri...
Başka bir örnek; Ya da Peygamber Efendimiz (s.a.v)'in zamanında yaşayan ve ona inanan insanların dünyalık bir beklentisi var mıydı? Veya Peygamber Efendimiz (s.a.v), onlara dünyada bir şey vaat etti mi ki onlar mallarını ve canlarını Allah ve Resulü için veriyorlardı...
Örneğin Hz. Ebubekir Mekke’nin en zenginlerinden biriydi seviliyor ve sayılıyordu... Peki onun derdi neydi ki, bütün malını İslam için Allah ve Resulü için veriyordu? Onun gibi nice sahabeleri örnek olarak vermek mümkün...
Biz, bu zamanki insanlar, neden hep dünyalık işler ve beklentiler peşindeyiz?
Neden onlar gibi olamıyoruz; yoksa olmak mı istemiyoruz?
Ya da, böyle yaşamak bize dahamı kolay geliyor da biz öyle yaşıyoruz?
Sanki dünyada ebedi kalacağız ya sanki hiç ölmeyeceğiz Allah’a hiç hesap vermeyecekmişiz gibi...
Oturup düşünmeli...
Ahmet Kılıç
"Evdeki Hesap Çarşıya Uymazsa?"- Ahmet Kılıç
Konu Grubu ahmet kilic, fikir, yasam
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

2 Yoruma Sahip:
güzel yazı. hoşuma gitti. ilgiyle okudum.
ahmet bey sizi tebrik ederim..
Ahmet kardeş güzel bi yazı olmuş. Kalemine kuvvet. Belki hiç konuyla alakası yok ama Mevlana der ki 'Testi de Ne Varsa Dışına da O Taşar.'
Yorum Gönder
Yorum Nasıl Yapılır?
* Boş alana yorumunuzu yazdıktan sonra "Profil seç!" kısmından "Ad /URL" seçeneğini seçiniz. Adınızı yazdıktan sonra, URL kısmına varsa sitenizi yazınız. Ve "Yorum Gönder" butonuna basıp bekleyiniz...
NOT: "Gönder" butonuna bastıktan sonra sayfa yenilenecektir.Sayfayı kaydırıp yorumunuzun yayınlanıp yayınlanmadığına bakınız.