"Aşk mı? Esaret mi?" - Yanık Yürek (H.K)

Yüreğinde bir sızı vardır ama sebebini bilmezsin ya, işte o an gözlerini kapatttığında onun yüreğini yakan gözlerini görürsün.Anlarsın yüreğinin sevda ateşiyle yandığını...

Açılırsın kendisine ama savrulursunya işte o zaman bürünür ruhun matem havasına..

Bakışı yüreğini sızlatır, yakar, kan ağlatır; ancak yine onun gözleri yüreğindeki sızıyı giderebilir... Anlayacağin arkadaş, yüreğin çıkmaz sokakta yol almaktadır…

Esir alır yüreğini ve kıramazsın o esaret zincirini. Yüreğinde bir dert vardır, anlatmak istersin; ama beceremezsin. Ne zaman kalkışsan anlatmaya ya aradığın kelimeleri bulamazsın ya da seni anlatacak kelimeler yoktur aslında.

Belki etrafındakiler anlattığını zannederler ve kitap gibi olmuşsun derler; ama sen daha doğru kelimeleri bile bir araya getirememişsindir...

Ucu yakılmış bir kağıt parçası gibidir yüreğim ince ama ağır dersin...

“Hacı, yapamayacaksan ona ulaşamayacaksan söndür o alevi yüreğine ulaşıp da kor olmadan.” derler. Bilmezler ki, o alev çoktan kül etmiştir yüreğini.

“Unut onu! Geri dönüşü olmamak üzere temizle yüreğinden derler.”

Onların dediği şey şu kalbini sök yerinden ve at çöpedir aslında… Yapabileceğin tek şey kanayan yüreğini bir kere daha sızlatarak üzerine bir çizik çekmektir. İşte o zaman da yüreğinde hissettikçe yanacağın izi kalır.

Yani anlayacağın arkadaş, o kalp artık onun esiri olmuştur. Kedinin yumakla oynadığı gibi oynar yüreğinle...

Kaçırırsın gözlerini gözlerinden ama bir kere kaptırmışsındır ya kendini belki gözlerin bakamaz ama yüreğin ağlayarak dalıp gider hilal kaşların altındaki o zalim bakışlara...

Uyumak istemezsin geceler boyunca. Çünkü düşlerinde onunlasındır ama, uyandığında yine yalnızlığın o yüreğini yakan sesini duyacaksındır...

Yapacağın ilk iş sarılarak uyuduğun yastığını bir kenara fırlatıp yeniden onsuzluğa alışmaktır. O an Atilla İlhan gelir aklına ve;

"Ben sana mecburum bilemezsin,
Adını mıh gibi aklımda tutuyorum
Büyüdükçe büyüyor gözlerin
Ben sana mecburum bilemezsin
İçimi seninle ısıtıyorum"

dersin yanaklarındaki yaşları silip çekmecenden çıkardığın resmine bakarak...

Yeniden dolmuştur gözlerin. Yüreğin bir kere daha haykırmak ister sevdanı işte o zaman kalemin yetişir imdada ve başlarsın titrek ellerinle yazmaya.

O an, sevda ateşiyle yanıp kül olan yüreğinden şu mısralar dökülür gözlyaşlarınla yoğrulmuş sararmış sayfalara…

"Yüreğim ancak senin sevdan ile titremeli

Sevda ile titreyen bu gönül başkasını görmemeli

Anla artık isyan ediyor sensizliğe yüreğim

Sana adanmış bu gönül başkasını hissetmemeli…!"

Yanık Yürek (Halis Kavraz)

4 Yoruma Sahip:

E.Eylül dedi ki...

Bu yazıyı her okumamda içim sızlıyor...buda nasıl içten yazıldığını gösteriyor zaten...denecek söz yok, '...'

K. Albayrak dedi ki...

yüreğine sağlık kardeşim. daha iyisi fuzulinin beyitleri. kalbinden öperim halada öpülecek bir kalbin kalmışsa ...

Adsız dedi ki...

Massalah hala böle anlamlı seyler yazacak insanlar kalmıs demek yüreğinize sağlık okunmaya değer bir yazı

? dedi ki...

aşk beni bu hayatta çürüten tek şey!

Yorum Gönder

Yorum Nasıl Yapılır?

* Boş alana yorumunuzu yazdıktan sonra "Profil seç!" kısmından "Ad /URL" seçeneğini seçiniz. Adınızı yazdıktan sonra, URL kısmına varsa sitenizi yazınız. Ve "Yorum Gönder" butonuna basıp bekleyiniz...

NOT: "Gönder" butonuna bastıktan sonra sayfa yenilenecektir.Sayfayı kaydırıp yorumunuzun yayınlanıp yayınlanmadığına bakınız.