Çoğu zaman sormuşturuz: "Neden bu hallere düştüm?" Bu soruyu hepimize sormak istiyorum. Özür dileme furyasının estiği şu günlerde yaram yine depreşti, sızladı: "Biz, neden bu hallere düştük...?"
Polat Alemdar, mahkemede kendi savunmasını yaparken Hakim'e şunları söylemişti (Kurtlar Vadisi):
"Ben dünyanın çok yerini gördüm, çok insan tanıdım. Bizim insanımız gibisini hiç görmedim. Bu kadar temiz kalpli, bu kadar iyi yürekli, bu kadar becerikli, bu kadar saf...Ve bu kadar akıllı millet de görmedim.
Ama bu kadar sömürülen millet de görmedim...Sömürenlere bakıyorum, çapları bizim Erhan'ın köyde otlattığı koyunlar kadar; fakat uşaklıklarının karşılıklarını iyi aldıkları gibi, uşaklıklarını da layıkıyla yapıyırlar..."
Tarih dersi gören lise talebesi olarak her olayda bizim "İyi" rolu üstlendiğimizi görüyorum.Bakıyorsunuz Yıldırım Bayezit'e; Timur'a baskın yapsa düşmanı yerle bir edecek. Ama ne diyor:
"Ben arkadan vurmam!"
Biz tarih boyunca arkadan vurmamış; fakat bu kahpeliği çok defa yaşamız bir milletiz. "Sadık millet!" dediğimiz Ermenistan, bakıyorsunuz hatırlı yılları sırf çıkar uğruna ezip geçebiliyor...
Bunu, onlara yaptıran da aynı, şu an bizi birbirimize düşürmeye çalışanlar da...
Biz "Arkadan vurmayız!" diyecek kadar temiz kalpliyiz; fakat Polat'ın tarif ettiği "koyun çapındaki adamların" oyunlarıyla, bu özelliğimizi "Nefret!" ile her an yer değiştirecek konumdayız...
Bu öz eleştirimi sakın "Özür dile!" furyasına gösterilmiş şeffaflık gibi algılamayın. Bazı "Nazik" insanlar vardır; "Ayh!" der durur. Sözde hümanist ayakları yapar:
"Efendim, sonuçta ölen insan! Neden dışlıyoruz Ermenileri! Dünya'ya barış gelsin. Sevgi tohumları ekilsin. Hepimiz insanız. İnsan insanı sevmeli..."
Bunları sayar söyler "Nazik" bir şekilde, sonra da Mahsun Kırmızgül'den "Hepimiz Kardeşiz" adlı parçayla devam eder...
Soruyorum:
Ben Ermenilerden özür dilemeyince insan haklarını ihlal mi ettim? Ben mi Emenileri dışlıyorum; yoksa onlar kendilerini bilerek dışarıda mı tutuyorlar? Bizim Müslüman- Türk olarak hedefimiz barış değil mi?
Dinimizde ve milletçe hedefimizde "Dünya Barışı" yok mu? Var! Bunun yanıda şöyle bir hadis daha var:
"Mümin, bir (yılanın) deliğinden iki defa sokulmaz..." (Buhari, Edep, 83)
Araştırıldığında, ya sonradan Müslüman olanlardan kazık yemişiz; ya da hoşgörümüzün verdiği şeffaflıktan dolayı şımaranlardan...
Kusura bakmayın ama, ben "sözde soykırımın" anısına toplanan insanların, şehitlerimizin kanlarını taşıyan bayrağımızı çiğnemelerini unutmadım! Şöyle araştırıldığında, nasıl iyi niyetimize karşılık kazık yediğimizi göreceksiniz...
Ne olur, Muro'da sempatik duran "İnsan sevgisini" bir süreliğine bırakıp, "bizim için" canını feda etmişlerin sevgisine, emanetlerinin de derdine düşelim.
Onlar bu vatan için, bizim için canlarını feda ederken, "Soykırım" yapacak kadar rahat pozisyonda değillerdi...
"İnsan sevgisi" tabi ki olacak, ama bu sevginin kaynağı, "insanlık" sıfatından çıkmışlardan geliyorsa oturup düşünmeli. Birileri o yaratıkların oyunlarını görebilmeli...
Koyun çapındaki adamların oyununa gelmemeli; oyuna getirilmişlere de içinde bulundukları rüya alemini göstermeli...
Ben 3 Ermeni tanıyorum:
- Anadolu'da yıllarca birlikte yaşadığımız "kardeş Ermeniler..."
- Emenistan gibi güçsüz bir devletin içinde "ne dense inanan Ermeniler..."
- Ermenistan'ı haritada gösteremeyecek kadar bilgisiz; fakat lobi faaliyetleri ile tüm dünyayı kandıracak kadar "kurnaz", yurt dışında lüx bir yaşam tarzı süren "sözde Ermeniler..."
Oturup düşünelim:
Bu koyun çaplı adamlar ne peşinde? Bizim iyi niyetimizi kullanıp neden kazık atma derdinde? Neden her oyunda, bacağından asılan biz oluyoruz? Hristiyan, Yahudi birleşip bizi derde koyarken neden biz toparlana mıyoruz?
Kısaca; "Neden hep bize karşı dönüyor feleğin çarkı?"
Ne olur, birbirimize düşüp, kendi kendimizi tüketmeyelim. Bizi birbirimize düşürenlerin farkına varalım. Bir olayda da elimizi masaya vuracak kadar dik duralım.
"Ayh!" larla vakit kaybederken, atı alıp Üsküdar'ı geçmeye çalışanı görelim. Şunu hepimiz biliyoruz:
"Biz altın gibi milletiz. Dünyaya gelmiş, devlet nedir tüm insanlığa öğretmişiz. Şu vakitlerde çamura düşmüşüz, kalkmaya çalışıyoruz. Bazılar ise umutsuzluğa kapılıyor. Kendi yapamayınca 'bizden adam olmaz' deyip herkesi hayal dünyasında kurduğu kara deliğe itiyor..."
Unutmayalım:
"Altın çamura düşünce değerinden bir şey kaybetmez...Yeter ki, çamuru temizleyecek 'altın yürekli insanlar' çıkıp, yüreğini milleti için ortaya koysun..."
Selamlar...
Muhammet Mazhar Demir
"Yeter Kazık Yediğimiz; Şimdi Atmama Vakti!"
Konu Grubu fikir, muhammet mazhar, tarih, yasam
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

6 Yoruma Sahip:
son kısımlarını gercekten beğendim. Yazı için teşekkürler güzel paylaşım.
eline salık güzel bi yazı olmuş düşüncelerini açıkça ifade etmişsin.. yazının geneline bakıldağında var olan hakikatleri dile getirmişsin fakat bazı noktalarda düşüncelerimiz ayırlıyor bunları biaraya geldiğimizde paylaşırım seninle...
hEPİMİZİN aMACI aYNI aSLINDA. "YAŞAMAK..!" Neden Bu Ayrımları Yaşıyoruz. Neden Yaşamımızı Birbirimize Zehir Ediyoruz...Muhammet Saol Kardeşim, Düşüncelerin Çok Güzel...Keşke Birleşse Eller. ama Kelepçeden Çıkarabilirsek Tutacağız Ellerimizi. Bulun anahtarınızı. Sevgiyi yaşatın...Kardeşliğimizi Yaşatın ...!
Savaş sırasında bile esir ettiği düşmana taze ekmek verip kendisi kuru ekmeğe -o ekmek ki taştan farksız- talim eden mehmet nasıl olur da bir soyu savunmasız sivilleri kırar? Afganistan'da sadece Türk askerlerine bir şey yapılmadığı için ordumuzun üniformalarını giyiyor Amerikan askerleri. bu güveni veren ordu hangi soyu kırar? Tsunami faciasında Açe(ismi net bilmiyorum) denen bölgeye sadece Türklerin inmesine izin veriliyor, diğer yardımlar kovuluyor. Bu güveni karalamak bu kadar ucuz mu? Ben güzel memleketimin güzel insanını karalayanlardan özür dileyenler adına tüm şehitlerimizden özür diliyorum. Tebrik ederim güzel ve anlamlı bir yazı olmuş Mazharcığım...
cok guzel bir yazı bir yerde takıldım Ermenilerin bizim bayragımızı cignemesi Sırpların bizim konsoloslugumuza saldırması bu ve bunun gibi bircok ornek bizim ezildigimizi degil aksine ne kadar buyuk bir devlet oldugumuzu gosterir kimse kendinden kucuk bir devlete boyle hareketler yapmaz bayrak cignemesi bir manada sudur "bak biz bir bok yapamadık su bayragı bari cigneyelim de tepkimizi gosterelim" Bu ve benzeri olaylar acizligin bir isaretidir Bak Amerikaya eline geleni bombalıyor:)
Simdi Muhammet Mazhar senelerdir meyve veren agaci tasladi;
Ama unutmamak lazim"At kestaneside bir meyvedir" ve hicbir ise yaramaz.
Ramazan BIYIK
Yorum Gönder
Yorum Nasıl Yapılır?
* Boş alana yorumunuzu yazdıktan sonra "Profil seç!" kısmından "Ad /URL" seçeneğini seçiniz. Adınızı yazdıktan sonra, URL kısmına varsa sitenizi yazınız. Ve "Yorum Gönder" butonuna basıp bekleyiniz...
NOT: "Gönder" butonuna bastıktan sonra sayfa yenilenecektir.Sayfayı kaydırıp yorumunuzun yayınlanıp yayınlanmadığına bakınız.