"Yalnız Evin Öyküsü..." - Nilgün Zaimoğlu

Anımsıyorum, ilk temellerimin atıldığı günleri. Uzun yıllar geçmiş aradan. Az-çok bir hayal gibi düşüyor o günler aklıma. Yaşlı, uzun boylu bir usta vardı çalışan. Kumrallığını, ak saçlara terketmek üzere olan bir adamdı...

Bir şapkası vardı, şapkasının altına mendil koyardı. Her su içmesinde kendini ıslatırdı. Onun da çok sıkı dostum dediği uzun "samsun sigarası" vardı. Hiç düşürmezdi ağzından...

Ara sıra dalıp dalıp , benim fehmedemediğim uzaklara giderdi. Aklına ne gelirdi bilmem; hemen başlardı bir gurbet türküsü söylemeye. "Bizim zamanımızın en meşhur türküleri bunlar" der iç çekerdi...

Oğlu da babası gibi inşaat ustasıydı. Babasına hiç benzemezdi. Ve hiç konuşmazdı. Yuvasını özlediği belli olurdu gözlerinden. Herkesten sakladığı güzel gözleri hep nemli olurdu.

Oysa ki, kendi yuvasından uzakta başka bir yuva inşaa ediyordu. O bunların farkında bile değildi. Diğer ustalarsa, alışılmış bir vurdumduymazlık içinde çalışırlardı...

Ben, ilk onlarla tanıştım. Hepsi benim için çalışıyorlardı. Zaman ilerledikçe, farklı ustalar, farklı işler yapmaya geldiler. Üzülüyordum. Onlara alışmışken gitmelerini istemiyordum. Ama onları durdurmam imkansızdı. Gittiler ve bir daha hiç dönmediler...

Sonra, yeni sahiplerimle tanıştım. Küçük bir aile; genç anne ve baba. Bir de iki çocukları vardı. Biri kız diğeri erkek.

Artık geceleri yalnızlıktan kurtulmuştum. Benimde, sevimli bir ailem olmuştu. Sonunda yazlar, kışlar ve baharlar bu aile ile birlikte bambaşka gelip geçiyordu.

Aile, tertemiz bir yüreğe sahipti. Misafirleri hiç eksilmiyordu. Her akşam muhabbet koyulaşıyor, yaşamdan bahsediliyordu. Ben bunların çoğunu anlamıyordum.

İhanet neydi?

Terketmek neydi?

Bilmiyordum...

Onlar konuştular, ben dinledim. Onlar sustular, ben herşeyi öğrendim. Bulunduğum yer küçük ama şirin bir ilçeydi. Yeşile bürünmüş bir ilçe...

Zaman durmadan ilerliyor, acısını, tatlısını bu aileye tattırıyordu. Gün geliyor, üzülüp ağladıklarında teseli edememenin acısını duyuyor; gün geliyor, sevinçlerini paylaşamasamda mutlu oluyordum..!

Yılların verdiği yorgunluk çökmeye başlamıştı aileye artık. Bu yuva yoruluyordu. Çocuklar, büyüyüp okullarını bitirdiler. İlçede onların yapabileceği bir iş kalmamıştı artık.

Oysa ki, mahallede tek benim bacam tütüyor, tek benden müzik sesleri yükseliyordu. Diğer aileler, çoktan boşaltmaya başlamışlardı bile yuvalarını. İşsizlik nedeni ile gençler, büyük şehirlere akın ediyor; aileleri mecburen evlatlarının peşinden sürükleniyordu.

Evdekiler hep böyle konuşuyordu.

Sıra bize geldi. Hiç tahmin etmiyordum, böyle bir günün gelip benide bulacağını. Konuşurlarken duydum; benide zengin bir müteahhite satmışlar. Terkettiler beni..!

Üzüldüm... Ağlamak istedim ama ağlayamadım. Arkalarından koşmak istedim; eşyalar, kamyona yüklenip son kez bana bakıp, binip gittiklerinde...

Ama koşamadım. Temellerimi atan ustam! Neden sağlam yaptın temellerimi? Koşmasamda yıkılmak istiyorum olduğum yere. Sigaranı çekerek bana baktığında, "çok güzel bir ev olacak, asla yıkılmaz bu ev" diyordun. Gururlanıyordun.

Ustam, yıkılmadım ama yıkılmak istiyorum..!

Soğuktan korudum ben o insanları. Rüzgardan sakındım. Yağmur damlatmadım bir kerecik üzerlerine. Sıcaktan bunaltmadım, ne gündüz ne gece. Onlarla sevindim, onlarla üzüldüm. Onlarsa beni terkettiler.Emeklerini sattılar. Herşey yeni bir gelecek için..!

Evet tekrar ilk günlerim gibi yalnızım. Geceleri korkuyorum karanlıktan. Artık yağmuru işliyorum içime. Soğuktan ve güneşten çatlatıyorum kendimi. Ayakta durmam için hiçbir neden yok. Boş bir viraneye dönmüşüm, yaşlanmışım farkına varmadan zamanın.

Yeni sahiplerimse henüz hiç uğramadılar. yalnızım ...

USTAM ! Sen yuvana döndün ama ben yuvasız kaldım.

TERKEDİLDİM Ustam..!!!

Nilgün Zaimoğlu'nun Diğer Yazıları İçin TIKLAYIN...

1 Yoruma Sahip:

ayşe GÖÇMEN dedi ki...

Tek kelimeyle harika bir yazı kaleminiz ne güzel nakşetmiş kelimeleri....okurken hiç bitmesin istedim bu yazı ...yazılarınızın devamını dilerim

Yorum Gönder

Yorum Nasıl Yapılır?

* Boş alana yorumunuzu yazdıktan sonra "Profil seç!" kısmından "Ad /URL" seçeneğini seçiniz. Adınızı yazdıktan sonra, URL kısmına varsa sitenizi yazınız. Ve "Yorum Gönder" butonuna basıp bekleyiniz...

NOT: "Gönder" butonuna bastıktan sonra sayfa yenilenecektir.Sayfayı kaydırıp yorumunuzun yayınlanıp yayınlanmadığına bakınız.