"Gül ile Suyun Aşkı" - Asım Yıldırım & Yazı


Bu güzel hikayemizi yazı formatında okumak isteyenlere:

Günün birinde bir "gülle", "su" karşılaşır ve arkadaş olurlar. İlk önceleri arkadaşlık olarak devam eder bu durum. Tabi ki, zaman lazımdır birbirini tanımak için...

Gel zaman git zaman "gül" o kadar mutlu olur ki bu arkadaşlıktan ve birliktelikten, mutluluktan içi içine sığmaz artık anlar ki "suya aşık" olmuştur! Hayatında ilk kez aşık olan "gül", burcu burcu açar ve etrafa kokular saçar; "suya" dönüp der ki birgün:

Sevgili su, seni sevdiğim için böylesine değiştim, açtım ve etrafa kokular saçtım, yalnızca seni sevdim diye...

Öyle zaman gelir ki, artık "su" da içinde "güle" karşı birşeyler hissetmeye başlar. Zanneder ki, güle aşık oldum. Günler ve aylar birbirini kovalar ve gülü sevdiğini zanneden su, artık eskisi kadar ilgilenmez gül ile. Gül ise;

Acaba su beni artık sevmiyor mu?” diye düşünmeye başlar.

Çünkü suyun kendisine olan bu ilgisizliği onu üzmeye başlamıştır. İçin için bu soruyu sorar kendine. Bir gün, gül suya der ki:

Biliyor musun ben seni cok seviyorum!” Su:

Ben de seni seviyorum” der.

Aradan zaman geçer ve gül yine suya:

Seni seviyorum...” der...

Su sıradan bir ifadeyle:

Ben de...” der ama gül bu sözde sevgiyi hissedemez. Bu sıradanlaşma, gittikçe sürer ama gül sabırla hep “Seni çok seviyorum ” der suya...

Fakat, öyle bir duruma gelir ki gül, etrafa o güzel kokuyu saçamaz ve burcu burcu açan dalları solmaya yüz tutar. Kendini toparlayarak ve son kez suya:

Biliyor musun seni hala çok seviyorum!” der göz yaşları içerisinde... Su da ona döner ve yine o bildik ironik ve umursamaz edası ile:

Üfff söyledim ya ben de seni seviyorum diye!” der.

Gün gelir gül yataklara düşer. Çok hastalanmıştır gül, rengi solmuş çehresi sararmıştır. Yataklardadır artık. Su ise başında bekler gülün, yardımcı olabilmek için.

Ama bellidir ki artık gül ölecektir Ve son kez zorlukla başını döndürerek suya der ki:

Biliyor musun seni ben gerçekten seviyorum ve senin bilemediğin kadar sevdim üstelik!

Çok hüzünlenir su bu durum karşısında ve son çare olarak bir doktor çağırır. Nedir sorun diye doktora sorar. Doktor muayene eder gülü. Muayeneden sonra şöyle der:

Hastanın durumu ümitsiz, artık elimizden birşey gelmez” Su, merak eder kendisini bu kadar çok seven gülün ölümüne sebep olan hastalığı ve sorar doktora:

Hastalığı nedir ki sevgili dostumun?

Doktor şöyle bir bakar suya ve der ki:

Gülün bir hastalığı yok dostum, hiç dikkat etmemişsin galiba sevgili dostuna, bu gül sadece "susuz" kalmış, ölümü onun için” der.

Ve anlar ki su artik, sevgiliye sadece seni seviyorum demek yetmemektedir. Ama artık çok geçtir...

Bu yüzden sevdiklerinize, geç olmadan onları sevdiğinizi söylemekle kalmayın; gösterin...

13 yorum:

  1. dert kardeşi...06 Nisan, 2009 23:14

    sevgi çoğu insanların kavrayamayacağı kadar yüce ve asil bir duygudur fakat bir o kadarda kederli ve mahzundur.. kainatın yaratılma nedenidir sewgi.. bir insanın bu boş tarlada yaşama nedenir.. fakat insan bazen tereddütler yaşar içinde .. sewgiden yoksun olduğunu hisseder.. sewgisiz kaldığını düşünür.. dostları tarafından unutulduğunu karanlık bir ormanda yalnız ve üerkek bir ceylan gibi hisseder kendini.. halbuki sewgi asla tükenmezki.. sewgi tükendimi insan yaşayamaz ki.. dost bildiğin gönülden aldığın bir rebessümdür belki herşey.. ama o tebessümü somut olarak göremiyosan bu onun yok olduğu manasına gelmezki.. belki bi çay muhabbetinde gülüşürken bir an durur ve içinden geçirir keşke dostumda burda olsa ve bir selam yollar ruhuyla.. belki bir tatlı yerken dostumj yanımda değil diye tabağpı bir kenara iter ve sessiz düşünür.. aslın da bunlar belki değil gerçeğin ta kendisidir.. kendisi için Rabisinden dilediği her güselliği kardeşi içinde diler.. ama o gönül bunları anlayamıyorsa dost ne yapsın.. zatn bu yaptıklarını ona dile getirirse güzelliği jkaçarki.. serwgisi azalır.. ama bezen mevbur kalır ve başlar anlatmaya...

    YanıtlaSil
  2. dert kardeşinin derdi06 Nisan, 2009 23:39

    evet bir ceylan gibidir.. koca ormanda sürü halinde de olsa, ne zaman neye yem olacağı belli değildir.bazen mecbur kalır ve başlar anlatmaya. tutamaz kendini, isyan eder söver tüm aslanlara..
    sonunda yine döner dolaşır yem olur aynı somutlara.evet somuttur ceylanlar ;fakat onu somut kılan şey de soyutluğudr...ya ceylansın ya aslan...ne farkeder?bu soyutluğu ya anladın ya anlamadın! ne farkeder?? ne farkder??

    YanıtlaSil
  3. "ya ceylansın ya aslan ne farkeder.." bu sözü söylemek cesaret ister.. bir anlık bunalım ve boş ruhla ifade edipte sonra geçiştirecek bir ifade değildir bu.. çünkü bir tarafta her ne kadar yem olarak görünse de Allah ın sewimliliğinin bir yansıması olan tertemiz ve dupduru bir mahzun, diğer tafafta ise zalimliğin üst sınırını isyan ettiren görünüşte güçlü ve asil görünen fakat esasen alçak ve zayıf bir vahşi... esasen ben ceylan olmayı tercih ederdim.. fakat esas olan ve senin benim ve bizim olamamız gereken bir aslan kadar güçlü asil ve kudretli olmak ama bunun yanında bir ceylan kadar da sewimli tatlı ve mahzun olmak.. bu iş kolay değildir önümüze illa ki engeller çıkacaktır.. önemli olan bu engellere takılıp isyan etmek yerine engellerin başını ezip ideallerine ulaşmak için sawaşmak ve gerekirse bu uğurda can vermektir.. ama unutma yalnız değilsin yalnız değiliz...

    YanıtlaSil
  4. dert kardeşinin derdi...07 Nisan, 2009 22:06

    önmli olan engellere takılıp isyan etmek yerne takılmadan önce gördüğün engellere isyan etmek.. haklısın.. celan ceylnlığını ilse o kadar saf görünmez aslan aslanlığını bilse hiddetini belli etmez..ama eninde sonunda her zaman ayrıştırıcılar kazanır. onlar kazanırken de ylnızdırsın.

    YanıtlaSil
  5. unutma onların kazanması için önce ölmen lazım...

    YanıtlaSil
  6. dert kardeşinin derdi10 Nisan, 2009 07:45

    öldüm de uyandım gülüm...

    YanıtlaSil
  7. süper olmuş emeğinize ve yüreğinize sağlık...
    kullanılan fon müziği hangi müzk acaba ?

    YanıtlaSil
  8. bence gerçek aşkın noldunu burdan yola çıkarak algılamalıyız çok güzel hikaye bunu yazanın azına saglık başarıkarın devamını dilerim

    YanıtlaSil
  9. Nefis bir hikâye.Tek kelimeyle muhteşem...
    Her seferinde etkilenmemek,büyülenmemek elde değil bunu dinlerken... Okurken...
    Emeğinize sağlık...

    YanıtlaSil
  10. meraba arkadaşlar bu fon müziğini bilen varmı acaba ?

    YanıtlaSil
  11. senı gercekten cok cok cok cok cok cok SEVIYORUM CANIMIN İÇİ ASKIM

    YanıtlaSil
  12. arkadaşlar bu şiirin mp3 formatı mvarmı acaba beni sevipte susuz bırakan sevdiğime bir video hazırlamak istiyorum bu konuda bana yardımcı olun lütfen fayerdem@gmail.com

    YanıtlaSil
  13. muammerduyar@hotmail.com09 Mayıs, 2012 21:49

    ya bu tam benim anneme yazılmış inanın annem bu hayattan göçeli 5 aykadar bir zaman oldu kendimi bu şiir in içinde buldum ve hergün dinliyorum 5 aydırda ağlıyorum.ağzına yüreğine sağlık sağol

    YanıtlaSil

___Yorum nasıl yapılır?_________________________________

Boş alana yorumunuzu yazdıktan sonra "Yorumlama Biçimi" kısmından "Ad /URL" seçeneğini seçiniz. Adınızı yazdıktan sonra, URL kısmına varsa sitenizi yazınız. Ve "Yayınla" butonuna basıveriniz...