İnsanların beni beklentisiz sevmesini bekledim hep. Sonra beklentisiz sevgi beklemenin de bir beklenti olduğunu anladım ve vazgeçtim. Artık beklentisiz sevgiler istemiyorum.
Gerçek sevgiler, gerçek mutlulukların peşindeyim artık. Yıllardır aradığım ama bir türlü bulamadığım gerçek mutluluğun...
Gözlerinin içi gülen bir insanın sevgi dolu bakışlarının anlamını bilmeyenlerden bir beklentim yok. Zira beklenti hakkı olan ben değil onlar. Sevgi dolu bir bakışın hayatta nelere bedel olduğunu anlatacak birisi gerek onlara.
Bu güzelliğin ne olduğunu bilemeyen onun peşinde koşmaz. Anlatmalıyım; anlatmalıyız, boş gözlerle; gülüşleri izleyenlere güzelliğin ne olduğunu. Bu da bizim payemiz bu hayatta, öyle olmalı.
Bilmenin en büyük mesuliyeti anlatmaktır. Duyduk, işittik, itaat ettik ve sıra anlatmaya geldi. Bir söz yankılanır kulağımda. Güzel insanlar güzel atlara binip güzel diyarlara yol aldılar...
Oysa güzel insanlara düşen bataklıkları gül bahçesine çevirmek için çabalamak olmalı. Söyle olmalı aslı bence; Güzel insanlar, güzel atlara binip, toza çamura bulaşmak pahasına yağmur olmaya gittiler kurak diyarlara.
Beklemiyorum, peşinde değilim artık beklentisiz sevilmenin. Artık beklentisiz sevmeye karar verdim benim gibi beklentisiz sevilmeyi bekleyen insanları. Anladım ki insanlar hep aynı bazı konularda...
Sevilmeyi sevmeyeniniz var mı Allah aşkına! Bundan böyle ben seveceğim herkesi. Sevgiye muhtaç sinemi bir kenara atıp sevgiye muhtaç sineleri seveceğim ve bir O’ndan bekleyeceğim karşılıksız sevgiyi.
Mutlu olmak için mutlu etmek gerekmiş geç olmadan anladım çok şükür. Gülmek için güldürmek; sevilmek için sevmek; mutlu olmak için mutlu etmek gerekmiş meğer. Geç olmadan anladım çok şükür...
Mesut Öztürk'ün Diğer Yazıları İçin TIKLAYIN...
Gerçek sevgiler, gerçek mutlulukların peşindeyim artık. Yıllardır aradığım ama bir türlü bulamadığım gerçek mutluluğun...
Gözlerinin içi gülen bir insanın sevgi dolu bakışlarının anlamını bilmeyenlerden bir beklentim yok. Zira beklenti hakkı olan ben değil onlar. Sevgi dolu bir bakışın hayatta nelere bedel olduğunu anlatacak birisi gerek onlara.
Bu güzelliğin ne olduğunu bilemeyen onun peşinde koşmaz. Anlatmalıyım; anlatmalıyız, boş gözlerle; gülüşleri izleyenlere güzelliğin ne olduğunu. Bu da bizim payemiz bu hayatta, öyle olmalı.
Bilmenin en büyük mesuliyeti anlatmaktır. Duyduk, işittik, itaat ettik ve sıra anlatmaya geldi. Bir söz yankılanır kulağımda. Güzel insanlar güzel atlara binip güzel diyarlara yol aldılar...
Oysa güzel insanlara düşen bataklıkları gül bahçesine çevirmek için çabalamak olmalı. Söyle olmalı aslı bence; Güzel insanlar, güzel atlara binip, toza çamura bulaşmak pahasına yağmur olmaya gittiler kurak diyarlara.
Beklemiyorum, peşinde değilim artık beklentisiz sevilmenin. Artık beklentisiz sevmeye karar verdim benim gibi beklentisiz sevilmeyi bekleyen insanları. Anladım ki insanlar hep aynı bazı konularda...
Sevilmeyi sevmeyeniniz var mı Allah aşkına! Bundan böyle ben seveceğim herkesi. Sevgiye muhtaç sinemi bir kenara atıp sevgiye muhtaç sineleri seveceğim ve bir O’ndan bekleyeceğim karşılıksız sevgiyi.
Mutlu olmak için mutlu etmek gerekmiş geç olmadan anladım çok şükür. Gülmek için güldürmek; sevilmek için sevmek; mutlu olmak için mutlu etmek gerekmiş meğer. Geç olmadan anladım çok şükür...
Mesut Öztürk'ün Diğer Yazıları İçin TIKLAYIN...
birgün
YanıtlaSil