Boş Hayatlar - Mesut Öztürk (Kasva)

Boş hayatlar… İdrakimizi sulandıran boş meşgaleler… Anlamsız his tufanları… Ve kendini bilmez insanlar…

Hedefi ya da ideali olan, belli bir amaca hizmet eden ve o amaç uğruna varını yoğunu feda eden insanlar vardır hayatta, hayatın basitliğinden kurtulmuş. Ve şu dünya üzerindeki varlığını daha anlamlı kılan insanlar.

İyi bir üniversite okuyup iyi bir işe girdikten sonra iyi bir ev alıp iyi bir arabaya binmek ve iyi bir eşe sahip olmak bütün insanların istediği bir şeydir ve yaşayan her insanın sıradan istekleridir. Yani bu istekler hayatı anlamlı ya da anlamsız kılmaz. Bu istekler yaşam standardıyla alakalı isteklerdir.

Ancak hiçbir hedefi ya da ideali olmayan hatta yaşam standardıyla alakalı hedeflerden bile uzak insanlar var bir de hayatta. Ben bu tip insanlara belki haddim değil ama gerçekten en içten duygularımla acıyorum.

Bu insanlar gerçekten hayatın manasını kavramaktan uzak insanlardır. Dini bir inanışa sahip olmak zorunda değilsinizdir ama bir şeylere inanmak ve peşinden gitmek zorundasınızdır.

Çünkü hayat, günü kurtarmak düşüncesiyle sonuna kadar yaşanıp tüketilecek kadar basit bir sermaye değildir ve asla öyle kullanılmamalı.

Dindar olmak; dini hayatın temelinde görüp yaşayışını ona göre düzenlemektir. İdeolojik düşünce sahibi olmak; inanılan düşünceyi hayata geçirmek ya da korumak için yaşamak ve hayatını ona göre düzenlemektir.

Dindar insan (hangi dinden olursa olsun) inandığı yüce bir varlık ve ideal sayesinde hayatına bir anlam yükler. Farklı ideolojik düşünceleri olan insan bu düşüncesine inanması ve onun peşinden gitmesiyle hayatına bir anlam yükler.

Bunun ötesinde düzgün bir hayat yaşayan ve yaşam standardı diye adlandırdığımız şeylere sahip olmak için çabalayan insanları da belli bir noktaya kadar anlayabilirim ve hayatlarına bir mana yükleyebilirim.

Ancak hiçbir ideali olmayan ve toplumda adeta asalak gibi yaşayan, kendini toplumun üstün gördüğü değerler(ahlak kuralları) ile ispatlayamamış ve bu sebepten kendini farklı yollarla ispatlayıp, toplumun dikkatini çekmeye çalışan insanların yaşadıkları hayatı anlamakta gerçekten güçlük çekiyorum.

Yanlış anlamayın ben bütün yaşayış şekillerine saygı duyuyorum. Zira hayatı tasarruf etme hakkı hayat sahibinindir. Ben yalnızca bu insanları anlayamıyor ve yaşadıkları hayatla topluma ciddi zararlar verdiklerine inanıyorum.

Boş kalmış insan serseri mayın gibidir, nerede patlayacağı ne yapacağı bilinmez. Dolayısıyla topluma zarar verir.

Bu durum çok ciddi bir sorundur ve toplumların, insanları bu denli boş bırakması toplumların ciddi bir ayıbıdır. Sorunla alakalı topluma düşen görev bu insanları eğitmek ve onları en azından düzgün bir hayat düzeninin içine yerleştirmektir.

Bu noktada komünizmin insanlara düzenli bir hayat verme çabasının önemini ve doğruluğunu görebiliyoruz. Ancak komünizmin bu hayatı insanlara sunmak için uyguladığı yöntem şahsımca sonuna kadar yanlış ve tasvip edilemezdir.

İnsan hayatını; insani değerleri ve insanın fikirlerini yok sayarak düzenlemek sonuna kadar yanlıştır. İnsanlığın ve ülkemizin bu sorunla alakalı uygulanabilir çözümler bulabilmesi ve topluma yardımcı olabilmesi dileğiyle.

Mesut Öztürk (Kasva)'ün Diğer Yazıları İçin TIKLAYIN...

0 Yoruma Sahip:

Yorum Gönder

Yorum Nasıl Yapılır?

* Boş alana yorumunuzu yazdıktan sonra "Profil seç!" kısmından "Ad /URL" seçeneğini seçiniz. Adınızı yazdıktan sonra, URL kısmına varsa sitenizi yazınız. Ve "Yorum Gönder" butonuna basıp bekleyiniz...

NOT: "Gönder" butonuna bastıktan sonra sayfa yenilenecektir.Sayfayı kaydırıp yorumunuzun yayınlanıp yayınlanmadığına bakınız.