Daha huzurlu ve mutlu bir toplum için devletin topluma zarar veren vatandaşlarından güçlü olması gerekir. Peki devlet nedir? Devlet; toplumu bir arada tutan, insanların üzerinde bir çatı görevi yapan ve her ferdinin haklarını gereğince koruyan kurumdur. Bu kurumun organları polisler, askerler, mahkemeler vb.dır.
Peki bu kurumların güçlü olması neye bağlıdır?
Bu kurumların güçlü olması ilk olarak yasalara bağlıdır. Yasalar ve devlet belindeki silahı gerekli koşullarda kullanabilen polisler oluşturursa vatandaş kendini korumak için silah edinme ihtiyacı hissetmez.
Yasalar suçluya mağdur insanların vicdanını rahatlatacak cezaları verirse, vatandaşlar kendi başlarına hak aramaktan vazgeçer ve bir mağduriyetleri söz konusu olduğunda devlete başvururlar. Ve yine böyle cezalar caydırıcı olacağından toplumdaki bireyler bu suçları işlemeyi göze alamayacaklardır.
Kırmızı ışıkta geçmenin cezası altındaki arabanın fiyatı kadar olan bir vatandaş bu kuralı asla ihlal etmeyecektir.
Vergi kaçırmanın cezası tüm işletmenin şahsın elinden alınması olursa kimse kolayına vergi kaçırmaya cesaret edemeyecektir. Ya da daha uç bir açıyla bakacak olursak meseleye.
Sokakta hiçbir suçu olmadığı halde bir vatandaşı bazı kimseler dövüyorsa bu kimseler iyi bir sopa yemeli ki polisten, vatandaş demeli ki “işte buldu cezasını” ve gönül rahatlığıyla meseleyi kendi içinde kapatabilmeli.Aksi halde kendi intikamını kendi almaya kalkar bu sefer dayak yediklerinden farklı kalmamış olur bir ölçüde.
Ve yine o bazı kimseler cezalarını böyle çekmeli ki dayak yemenin ne olduğunu anlamalılar ve ondan öte attıkları dayağın iki katını polisten yemeliler ki bu tip bir davranışa tekrar yeltenmemeliler.
Açık söylüyorum şahsi kanaatim odur ki; devlet toplumdaki zalim vatandaşlarına onların olduğundan iki katı zalim olmalı ki insanlar hak arayacakları yer olarak devletlerini görsünler. Zalimler de yaptıklarının cezasını bulup devletten korksunlar.
Okullarda dayak yasaklandı. Evet, dayakla eğitim de olmaz zaten doğru. Ama arkadaşının burnunu sırf kızdığı için dağıtan çocuğun sadece ifadesi alınıyor ve bir daha olursa okuldan atılırsın deniliyor.
Böyle bir şeyi iki defa yaşayan çocuk bir şey olmadığını görüp yarın mezun olduğunda az önce söylediğimiz davranışları sergiliyor. Diğer arkadaşı da ondan korkup okula zar zor geliyor.
Sonuçta ne oluyor kim kazanıyor? Sizce o topluma zararlı hale gelen fert hocalarında o anda birkaç fiske yemiş olsaydı yine aynı tavırları sergileyen bir insan olarak mı toplumda bulunacaktı?
Ben asla dayağı savunan bir insan değilim ve çözüm olmasında da nefret ederim. Ancak savunduğum ve olması gerektiğine inandığım durum şudur:
Devletin görevlileri ve kurumları bu yönüyle vatandaşından güçlü olmalıdır ve caydırıcı bir unsur olmalıdır ki; toplumdaki masum vatandaşlar devletin gücünü görüp hak aramanın peşine düşmesin hakkını devletinin alacağına güveni tam olsun.
Ve zalim insan da bilsin ki devlet güçlüdür yaptığım zulmün hesabını mutlaka soracaktır.
Elbette devletin kurumlarının elde ettikleri bu gücü kullanmada çok hassas olması gerekir. Vatandaşa gereksiz yere el kaldıran polis zalimler üstü zalim öğrencisine bilerek haksız yere vuran öğretmen de zalimler üstü zalimdir. Ve oluşacak bu sistem içinde onların da tespiti ve cezalandırılması sistemin kendi çürüklerini temizlemesi de yine güçlü devlete düşen görevdir.
Ancak inanın bu görevini kötüye kullananların sayısı toplumda oluşan otorite boşluğundan daha az bir zarar verir ve tespit edilip müdahale edilmesi de daha kolaydır.
Ben yasalarımızın, zalimden mazlumun hakkını alıp mazlumu hak aramak zorunda bırakmayacak seviyeye geleceğine ve dolayısıyla zalimlerin de yasalardan çekinip suç işlemeyecek duruma geleceğine yürekten inanıyorum.
Yaptığım fikirlerimi ortaya koyup milletime ve devletime faydalı olmaya çalışmaktır. Bu yazıyı yetkili birinin okuyup değerlendirmesi elbette benim için fazlasıyla sevindirici olur. Ancak dediğim gibi bunlar benim fikirlerim. Ne kadar doğru ve dikkate değer olduğuna bu işin ehli olan insanlar karar verecektir.
Daha güçlü bir Türkiye ve daha güvenli bir toplum yapısının olacağı; daha açık bir ifadeyle gecenin bir vaktinde bu ülkenin herhangi bir şehrinde herhangi bir saatte rahatlıkla başıma bir şey gelmeyeceğine güvenerek gezeceğim günlerin geleceğine inanıyorum.
Çünkü bu toplum yüzyıllarca dünyaya adaletin ne demek olduğunu öğretmiş insanlardan oluşmaktadır. Daha güzel bir hayatın yaşandığı bir ülke olmamız dileğiyle...
Mesut ÖZTÜRK (Kasva)
Güçlü Devlet; Güvenli Toplum/Mesut ÖZTÜRK
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

4 Yoruma Sahip:
Sıradışı bi yazı olmuş. fikirler geliştirilmeli bloglarda. fikre ağırlık verilmeli. ellerine sağlık... yazılarına ihtiyaç var...
Teşekkür ederim. Uzun bir aradan sonra ilk yazımdı. Yorumunuz devamı için cesaret oldu:) Tekrar teşekkür ederim iyi günler...
güzel yazı. emeğine sağlık. referandumda inşaallah millet için evet...
60 darbesinden sonra öyle bi inşaa etmişler ki devlet kademelerini, ideolojilerini, geçtiğin anda iptesin ya da tank altında. yargıya girmişler. askeriyeye girm,işler siyasete girmişler. ne bu ya. heronların canlı çektiği pkk baskınını izleyen komutandan hesap sorulmalı
Yorum Gönder
Yorum Nasıl Yapılır?
* Boş alana yorumunuzu yazdıktan sonra "Profil seç!" kısmından "Ad /URL" seçeneğini seçiniz. Adınızı yazdıktan sonra, URL kısmına varsa sitenizi yazınız. Ve "Yorum Gönder" butonuna basıp bekleyiniz...
NOT: "Gönder" butonuna bastıktan sonra sayfa yenilenecektir.Sayfayı kaydırıp yorumunuzun yayınlanıp yayınlanmadığına bakınız.